WTA Indian Wells 2015 Tenis Turnuvası Maria Sharapova vs Viktoria Azarenka

 Viktoria Azarenka vs Maria Sharapva US Open Tenis Turnuvası

WTA Indian Wells 2015 tenis turnuvasında 3. turda iki eski dünya 1 numarası Maria Sharapova (2) Viktoria Azarenka (32) bu gece sabaha karşı karşılaşacaklar.

Sakatlığından dolayı kortlardan uzak kalan Azarenka eski günlerine geri dönmek için oldukça yoğun bir çalışma yapıyor. 

Şu an tam olarak form tutmuş gibi görünmese de Azarenka'yı tekrar kortlarda görmekten kendi adıma çok mutlu olduğumu belirtmek isterim.

Maria Sharapova ise, bildiğimiz Sharapova maçların ikinci setlerinde özellikle de maç puanlarını almakta hala çok sıkıntı yaşadığını belirtmeden edemeyeceğim.

"Geçmişte harika maçlarımız oldu. Belli bir süredir birbirimizle karşılaşma fırsatımız olmadı. Sakatlığını tamamen atlatmış gibi görünüyor ve onunla yapacağımız bu maçın da öncekiler gibi çok çekişmeli olacağı kanısındayım."

Maria Sharapova'nın yapmış olduğu basın toplantısından kısaca aktaracağım bunlar.

Gelin bir de Viktoria Azarenka'nın bu maç ile ilgili düşüncelerine şöyle bir göz atalım. 

"Maria Sharapova'yı bu kadar özel kılan ne?" sorusuna gülerek, "Bilmem. Ailesine sorun.." yanıtını veriyor ve sözlerine devam ediyor. 

"Çünkü,  bana göre Sharapova dünyanın en iyi kadın tenisçilerinden biri, onu özel kılan ise, istikrarı... Çok az sporcu bir kaç Grand Slam kazanıp, ardından aynı mücadeleyi sürdürmeyi ve üst sıralarda kalmayı başarabilir."

"Sakatlığım sırasında çok fazla tenis özledim. Çünkü, tenis benim için bir tutku ve bu turnuvada seyircinin karşısına sağlıklı bir şekilde çıkmak ve maçlarımı tamamlamak benim için en büyük mutluluk."

Maria Sharapova önceki turda Belçikalı Yanina Wickmayer 'i kolay geçen ilk setin ardından ikinci sette zorlansa da rakibini 6-1 7-5 yenerek, 3. tura çıkmayı başardı.

Viktoria Azarenka ise, diğer bir Belçikalı Kirsten Flipkens karşısında birinci seti 6-2 alırken, ikinci sette zor anlar yaşadı. İkinci sette 4-2 geriye düşen Azarenka, o bilindik baseline oyununu sergiledi ve seti 6-4'lük skorla alarak, bir üst tura çıkmayı başardı.

Şu ana kadar Azarenka ile Sharapova yaptıkları maçlarda Azarenka'nın toplamda 7-5 üstünlüğü bulunurken, son iki maçı Sharapova'nın kazanmış olduğunu görüyoruz.

Şimdi gelin, bu iki eski dünya 1 numarasının 2012 yılında karşılaştıkları WTA Indian Wells final maçının önemli anlarını izleyelim.




Modern Tenis Raketleri Nasıl Ortaya Çıktı


Teknoloji ilerledikçe günümüz tenis raketleri de her geçen gün gelişiyor.

Ancak, günümüz tenis raketlerine gelinceye dek, geçen yüz yıllık dönemde tenis raketlerinde ne tür gelişmeler olmuş bir göz atmaya ne dersiniz?

Tarihe baktığımızda bir teoriye göre, tenis 11. yüzyılda Fransız papazlar arasında modern tenis'ten farklı olarak, raket ile değil de hentbol'a benzer elle oynanan bir oyun olarak ortaya çıkmıştır, denilmektedir.

İlk Raket

İlk raket 1874 yılında Major (askeri bir unvan) Walter C.Wingfield tarafından Londra'da üretilmiştir. Raketin adı 'Major Wingfield Original' yani üreticisinin adıdır. Bu raket sert tahtadan yapılan ilk rakettir.

Daha sonraları bu tenis raketleri teknolojik gelişmelerle birlikte yerlerini 1947 yılında Laminant tahta raketlere bırakmıştır.

Çelik Çağı

Wilson'ın ilk oyuna girişi çelik raketlerle 1968 yılında oldu. Wilson markasının ürettiği ilk raket modelinin adı T2000 idi.

Büyük oyuncu Jimmy Connors'ın bu raketi kullanmaya başlamasıyla efsane raket olarak, ün kazandı.

İlk Büyük Kafa Raketler

Aluminyum raketlerin hiç bir zaman popüleritesini arttıramayacağı düşünülse de Weed Aliminyum adlı tenis raketleri 1975 yılında Amerika'da oldukça iyi bir popülerite kazanmayı başarmıştır.

Ancak, 1976 yılında Prince raketlerinin sahibi Howard Head aluminyum teknolojisi kendi raketlerinde kullanarak, Prince marka tenis raketlerini daha büyük kitlelere tanıtmayı başarmıştır.

Sene 1980 ve Dunlop tenis raketleri sahnede, tahta raketlerin modası geçmiş ve Dunlop Max200G model yeni bir malzemeden üretilen bir raket piyasaya sürmüştür.

Bu malzemedinin adı Grafittir.

Dünyaca ünlü iki isim John McEnroe ve Steffi Graff o yıllarda Dunlop Max200G ile kortlarda rakiplerine büyük üstünlük sağlamışlardır.

Wilson Zamanı Başlıyor

Yıl 1983 ve günümüze kadar uzanan bir efsane doğuyor.

'Wilson Pro Staff' o dönem, bu raketi kullanan profesyonel tenisçilerin başında efsanevi Pete Sampras geliyordu.

1987'de ise, Wilson Profile adında yeni bir model piyasa sürdü.

Bu yeni model'de çerçeve genişliği arttırılmıştı ve böylece tenisçiler daha az efor sarfederek, daha güçlü vuruşlar elde edebilmeye başlamıştır.

Yonex Markası Sahnede

Yıl 1990 Japon markası Yonex tenis raketleri arasında yerini alıyor.

Hem de o zamanın dünya 1 numarası Monica Seles bu marka raketiyle kortlarda rakip tanımıyor.

1990 yılında Wilson Hammer modeliyle tekrar bir yenilik yapıyor. 90'larda tenis oynayanlar bu tenis raketlerine 'Canavar' lakabını taktıkları söylenir.

Wilson Hammer raketlerinin özelliği kafa daha ağır raketler olmasıdır. Böylece, daha sert vuruşlar elde edilebiliyordu.

1993 yılında Head Radical modeliyle tenis dünyasında adını zirveye taşıdı. Tabi ki bunda en büyük katkı +Andre Agassi'nin performansıdır.

Agassi Head Radical model raketlerle 37 turnuva şampiyonluğunun yanı sıra 1'de olimpiyat altın madalyası kazanmıştır.

2003 Babolat Pure Drive modeli Andy Roddick ismiyle popüler olmaya başladı.

Bu raketin özelliği diğer raketlere kıyasla daha hafif ancak, bir o kadar da güçlü olmasıydı.

2005 Prince O3 aerodinamik açıdan çok farklı bir yapıya sahip bir modelle tekrar raflarda...

Bu model tenis raketleri geniş tel delikleriyle daha fazla raket hızı sağladığı söylenmektedir. 

Son yıllarda bu raketin en ünlü yüzü David Ferrer'dir.

2005 Babolat AeroPro Drive'ı piyasa sürdü.

Bu raketin önce çıkmasını sağlayan isim elbette ki Rafael Nadal'dan başkası değildir.

2005 yılında kazandığı +Fransa Açık turnuvasından sonra hızla yükselen ve 1 numara olan +Rafael Nadal halen Babolat markasının en ünlü yüzüdür.

Elbette ki bu raket teknoloji olarak, baseline ve atak oyun açısından kullanıcısına ciddi avantaj sağlamaktadır.

10 Yıl Federer

2002 - 2012 sezonuna baktığımızda Roger Federer on yılın üzerinde tenis kortlarında ve tenis turnuvalarında hakimiyet kuran isim olmuştur.

Wilson'ın hala en önemli yüzü olan Roger Federer o yıllarda Wilson K Factor raketleriyle 17 büyük tenis turnuvası kazanmayı başarmıştır.

2012 yılından itibaren Head YOUTEK compozit malzemesini kullanarak marka olarak tenis raketleri teknolojisinde en yenilikçi isim haline gelmiştir.

+Novak Djokovic ve +Maria Sharapova son yıllarda bu raketin en önemli yüzleridir.

Bu yazımda kısaca tenis raketlerinin gelişimi hakkında bilgiler sunmaya çalıştım.

İlerleyen makalelerimde raketlerde kullanılan malzemeler hakkında sizlere daha detaylı bilgiler vermeye çalışacağım.


60 Gün ÜCRETSİZ eKursuma Katılmak Aşağıdaki Boşlukları Doldurman Yeterli... eKursumdan 5000'den Fazla Kişi Yararlanmaktadır.




Daha Tutarlı Tenis Servis Atmanın 4 Yolu



Konu güçlü ve etkili tenis servis olunca küçük hataları görmezden gelmenin sonucu,  neden iyi oynayıp da bu kadar çok maç kaybettiğinizi açıklamak ve bu durumu en aza indirmek mümkün olmaz.

Teknik ve taktik olarak, servis oyununuzda ne gibi bir sorun yada sorunlar olduğunu şu 4 soruya vereceğiniz cevaplarla çözüm bulabilirsiniz.

1. Baskı Altında Servisimi Nasıl Atıyorum?


Bir çok oyuncu baskı altına girene kadar müthiş servisler atabilirken, kritik noktalarda çok sık hata yaparak, sayıları kaybetmektedir.

Bununla karşılaşmamanızın tek yolu, aklınızda sayıyı kazanmayı yada kaybetmeyi geçirmeyerek, sadece atmayı planladığınız tenis servise odaklanmanızla mümkündür.

2. İlk Servisim Ne Kadar Tutarlı?


Sert bir ilk servise sahip olmak elbette ki önemlidir. Fakat, çok fazla içeri atamıyorsanız bu sizin dezavantajınıza olacaktır.

Çözüm için size tavsiye edeceğim bu drill ile kısa zamanda istikrarlı servislere sahip olabilirsiniz.

- Her iki servis alanını da fileye dik olarak, üç'e ayırın.
- Ayırmış olduğunuz her bir bölüme (dışa doğru, ortaya ve T çizgisine) sırasıyla servislerinizi isabetli atmaya çalışın.
- Daha sonra her bir bölüme ikişer servis kullanın.
- Bir bölümü geçmek için hata yapmadan iki servisi yada sizin belirleyeceğiniz sayıda servisi atmaya çalışın.

3. Servisi Attığım Yönü Gizleyebiliyor Muyum?


Servisi ve vuruşlarınızı gizleyebilmek de önemli bir konudur ve büyük avantaj sağlar. Her seferinde rakibiniz servisi nereye atacağınızı sezinliyebiliyorsa, demek ki servisi kullanırken, topu yukarı atışınızda bir farklılık var demektir.

Bunu çözmenin en kolay yolu yarım daire şeklinde topu yukarı atmaktır.

Roger Federer'in aşağıda yer alan  video'da servislerini yavaş çekim olarak izlerken, bu bahsettiğim yarım daireyi açıkça görebilirsiniz.



4. Servisimde Ne Kadar Tempo Üretiyorum?


Tempo olarak bahsettiğim terimi kısaca tarif etmem gerekirse; tenis servisi kullandınız güçlü de vurdunuz ama top yere deyip, kortun arkasındaki tellere ulaşıp ulaşmadığını hiç fark ettiniz mi?

Eğer arkadaki tellere değmiyorsa, şunu bilmelisiniz ki hiç de etkili bir servise sahip değilsiniz.

Bunun içinde size vereceğim çok basit bir ipucunu denemenizi tavsiye ederim.

Öncelikle, pronasyon olgusundan kısaca bahsetmem de fayda var.

Pronasyon, avuç içi yukarı bakarken, çevirerek, elinizin arkasının yukarıya bakmasıyla oluşan harekettir.



Şimdi ipucu niteliğinde tavsiye edeceğim hareketi kısaca anlatabilirim.

Topu tutun ve raketle hızlıca bulunduğunu zemine vurun. Topun 3 saniyeden fazla havada kalıp kalmadığına dikkat edin.

Bu egzersizi sıkça yaparak, raketin baş kısmını hızlandırabilir ve böylece daha tempolu servisler elde edebilirsiniz.

60 Gün ÜCRETSİZ eKursuma Katılmak Aşağıdaki Boşlukları Doldurman Yeterli... eKursumdan 5000 Kişiden Fazla İnsan Yararlanmaktadır.




Ana sayfa

,Ana sayfa

Örnek Bir Hikaye: Karavan ve Tenis Oynamak


Türkiye'de tenis oynamak, bir başarı elde etmek ve bu başarıyı istikrarlı bir biçimde uzun yıllar sürdürmek zor. 

Birazdan okuyacağınız hikaye tamamen gerçektir.

Şu an 15 yaşındaki Berfu Cengiz'in hikayesini ilk kez bir radyo kanalında duymuştum. Ancak, hiç bir tv kanalında onun müthiş hikayesinin yayınlandığına şahit olmadım. Yanılıyorsam, bilgilendirin lütfen.

Ailesinin çabaları ve kendisinin çok çalışması sonucu geldiği yere ve yolculuğuna gelin birlikte bir göz atalım.


13 yaşındaki Berfu Cengiz’in yaşından çok kupası var. Yedi buçuk yaşından beri katıldığı turnuvalarda 20′den fazla şampiyonluk elde etmiş. 

Peki son olarak Umman’dan şampiyon olarak dönen Berfu farklı illerdeki turnuvalara nasıl gidiyor dersiniz? Otelde kalmak pahalı olduğu için, karavanla. Şoför koltuğunda ise aynı zamanda antrenörü olan babası oturuyor.

 Berfu Cengiz tenis

Yedi Buçuk Yaşında İlk Turnuvasını Kazandı

Henüz beş yaşındayken beden öğretmeni babası Hakan Cengiz’in teşvikiyle başladı tenise Berfu. Top yerine balonlarla oynayarak… 

Yedi buçuk yaşında Mersin’de ilk turnuvasına çıktı ve kazandı… Babası bu maç sayesinde kızındaki konsantrasyon yeteneğini keşfetti ve daha da üzerine düştü. 

Zonguldakta İlk Toprak Tenis Kortu

Ancak, Hatay’da yaşayan ailenin, anne baba da öğretmen olunca maddi imkanları sınırlıydı. Hatay’da ise halka açık ücretsiz bir tenis kortu yoktu. Dolayısıyla günde 2-3 saat antrenman yapması gereken Berfu yeterince çalışamıyordu.

Anne Zonguldaklıydı ve orada ücretsiz bir kort olduğunu biliyordu. Hiç düşünmeden Zonguldak’a tayinlerini istediler. Ancak kışın kapalı kort olmadığı için yağmur yağdığında baba kız önce havlularla kortu siliyor, ardından çalışmalara başlayabiliyorlardı… 

Bu dönemde iş adamı Necdet İnan, İstanbul Pamukspor’da 9 yaş finali oynarken izlediği Berfu’yu çok beğendi. Ve bir yıl sonra Zonguldak’ta veteran turnuvasına geldiğinde Berfu’nun bu kadar iyi tenis oynamak için nerede çalıştığını görmek istedi. 

Fener mahallesindeki bakımsız, zemini çatlak, filesi yırtık, etrafı çok gürültülü ve açık olan korta gidildiğinde Necdet Bey: “Burada çalışarak mı gelip İstanbul’da Türkiye şampiyonlukları alıyor bu kız, sizi gerçekten tebrik ediyorum” dedi ve Zonguldak’a Berfu sayesinde bir toprak kort yaptırdı.

Babası Hakan Cengiz anlatıyor:

Tenis turnuvaları il il yapılıyor. Bunlara gidip puan almanız şart; yoksa milli takıma giremiyorsunuz. 13 yaşına gelene dek yılda en az 13-14 turnuvaya katılmalısınız. Ancak, otele çok paramız gidiyordu; öğretmen maaşları da malum. Biz de çözümü karavanda bulduk.
Karavanda hayat keyifli ve anı yaşayarak eğleniyorsunuz. Zorlukları var. Fakat doğayla da iç içe olmayı seviyorsanız sorun yapmıyorsunuz. Yemek olarak daha çabuk olması ve karbonhidrat ihtiyacı için makarna yapıyoruz. Ayrıca haşlama patates ve yumurta...
Kardeşi de Türkiye şampiyonu
Bu arada Berfu farklı illerde turnuvalara katılmaya başladı. 13 yaşına dek yılda 14 turnuvaya katılması gerekiyordu. Ancak otelde kalmak ve yemek yemek oldukça masraflı idi. 
Baba Hakan Cengiz ne yapabileceğini kara kara düşünmeye başladı. Her seferinde bir- iki bin lirayı bulan otel masraflarını ödeyebilmesi imkansızdı. Düşündü, düşündü ve en sonunda buldu; bir karavan satın alacaktı… 
Böylece baba- kız turnuvalara aldıkları iki kişilik minik karavanla gitmeye başladılar; karavanda uyku, yemek, tuvalet gibi her türlü ihtiyaçlarını da karşıladıar. Hakan Bey bir süre sonra karavancılığı iyice öğrenince gidip dört kişilik karavan aldı. Böylece Berfu’nun kendisi gibi tenisçi olan kardeşi Baran (11) ve annesi de turnuvalara gitmeye başladı. 
Mersin, Adana, Antalya, İstanbul, İzmit, Ankara, Hırvatistan ve Sırbistan karavanla gittikleri turnuvalardan bazıları… 
Cengiz ailesinin yaşadıkları tıpkı Little Miss Sunshine filmini hatırlatıyor. O filmde de aile, ekonomik nedenlerle güzellik yarışmasına katılacak kızlarını yarışma mekanına karavanla götürüyordu.
Makalenin devamını okumak isterseniz >> http://www.berfucengiz.com/?p=124 ziyaret edebilirsiniz.

Öncelikle bu makaleyi yazan Banu Duran hanım efendiye teşekkür ederim. Ellerine sağlık.

Son olarak da bugün ITF Uluslararası Kadınlar Tenis turnuvası GD Tennis Cup’ta, 15 yaşında finale yükselerek, Türk tenis tarihinde bunu başaran en genç tenisçi olma unvanını elde etti.

Haberin devamını >> Berfu Cengiz.com 'dan okuyabilirsiniz.

Başarılarının daim olması dileğiyle Berfu Cengiz...

Görüşmek üzere, 



Real Time Web Analytics