Tenis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tenis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Tenis Sanatı - Etkili Tenis Oynamak "Derinlik"


Tenis oynamak için sadece güçlü tenis vuruşlarına sahip olmanız başarılı maçlar çıkarmanıza yetmez.

Diğer bir değişle nasıl bir vuruş yaptığınızdan çok topu nereye vurduğunuz daha önemlidir.

Eski şampiyonlardan Michael Chang'in de söylediği gibi

"Derinlik Kraldır."

Evet derinlik, yeni başlayan bir oyuncudan tutun da Rafael Nadal, Roger Federer yada Novak Djokovic gibi pek çok elit düzey tenisçinin stratejilerinin temelini oluşturmaktadır.





Konuya biraz filozofik yaklaşmam gerekirse, var olan her şeyin bir manası ve var oluş amacı vardır.

Sizce de öyle değil mi?

Bundan dolayı, etkili tenis oynamak için yaptığınız bütün tenis vuruşlarının da bir amacı olmalıdır. Tıpkı yaptığınız her hareket ve söylediğiniz her söz gibi. ;)

Konuya tekrar dönersek, ne demiştim?

Derinlik Kraldır

Amaç rakibinizin bir kaç fazladan topa vurması ve bunun sonucu hata yapması ise, vuruşlarınıza derinlik katmanız büyük avantaj sağlar.

Özellikle belirtmeliyim ki, derinlikten bahsederken, kast ettiğim kortun geri yada yan çizgilere yakın bölgeleri değildir. Daha çok servis çizgisinin arkası ve 20-30 santim yanlardan ve arka çizgiden içe doğru olan kısmı gözünüzde canlandırmanızı ve vuruşlarınızı bu alan içine yapmanızı tavsiye ediyorum.



Kendi başınıza veya bir arkadaşınızla antrenman yaparken aşağıda bulunan eğlenceli bir egzersizi deneyebilirsiniz. Kim daha fazla puan alacak görelim?

Egzersizin Amacı:

Derin vuruşlar.

Kurallar:

Herkesin 5 vuruş yapma hakkı vardır. Eğer top,

- fileye takılırsa 0 puan
- tekler yan çizgilerinden veya arka çizgiden dışarı çıkarsa 0 puan.
- servis karelerinden her herhangi birine düşerse 5 puan
- servis çizgisini aşar ve yukarıda bahsettiğim alan içine düşerse 10 puan

kazanırsınız.

Çeşitlilik:

İleri seviyelerde top bahsedilen bölgeye düştükten sonra sekeceği yere göre artı puan verilebilir. Örneğin, topun arkada bulunan tellere çarpması ve buna benzer hedefler gibi.

Farklı pozisyonlarda veya koşarak, aynı egzersiz tekrarlanabilir.

Daha İyi Tenis Oynamak ve Vuruşlarınıza Derinlik Kazandırmak İçin Önerim:

Çoğu zaman özellikle yeni başlayanlar, topu çok fazla file üzerinden göndermeye çalışabilir. Bunun yerine üst üste iki file olduğunu hayal edin ve bu filelerin üzerinden topları karşıya göndermeye çalışın.

Bu önerimi ve yukarıda bahsetmiş olduğum egzersizi yapmanız, vuruşlarınızda derinliği arttırmanıza yardımcı olacaktır. Hadi şimdi korta...

Ayrıca, bu tür alıştırmaları ve daha fazla ipuçlarını 60 Gün ÜCRETSİZ eKursumda bulabilirsiniz. eKursa katılmak için aşağıdaki kutucukları doldurmanız yeterlidir. Görüşmek dileğiyle,







Nasıl Etkili Tenis Oynanır - Doğru Pozisyon Almak


Bir gün maç yapıyorsunuz ve bir anda aniden bir rüzgar ortaya çıkıyor ve toplar hiç beklemediğiniz yönlere doğru savrulmaya ve uzağınıza yada çok yakınınıza düşmeye başlıyor.

Ne yapardınız?

Bulunduğum bölgede bunun sıkça olması beni bu konuda bir kez daha araştırma yapmaya ve bilgilerimi tazelemeye itti.

Ayrıca, okurlarımın da bildiği üzere Tenis Sanatı Eğitim Setini oluşturan ana kitaplardan biri olan Kazandıran Taktik ve Stratejiler eKitabımda konuyla ilgili ayrıntılı bilgilerle dolu ayrı bir bölüm de oluşturdum.

Bu yazım ve devam edecek makalelerimde bahsetmek istediğim ana konu nasıl etkili tenis oynanır ile ilgili olacak.

Tenis kortunda rakibiniz bazen zor hava şartları bazen karşılaştığınız rakibiniz olabilir.. Fakat emin olun asıl rakibiniz, tahmin edeceğiniz üzere, her zamanki gibi KENDİNİZSİNİZ.

Zayıf yönlerinizi veya güçlü yanlarınızı tanıdıkça, tenisinizi geliştirmek için neler yapmanız gerektiğini daha iyi anlarsınız.

Diğer yandan, olağan dışı durumlara karşı kendinizi hazırlamanız da ayrıca kendinize olan güveni kat kat arttıracak bir etkendir.

İster makalemin başında bahsetmiş olduğum çevre şartlarında ister başka her hangi bir durumda olsun, daha iyi tenis oynamanız için doğru pozisyon alarak, vuruşlara hazırlanmaya çalışmanız gerekir.

Elbette her zaman o kadar çabuk olamayabilirsiniz.

Başta vermiş olduğum örnek olaya tekrar dönecek olursak, topların ani yön değiştirmesine engel olamayız değil mi? Tabi ki insan üstü süper güçlere sahip değilsek?!

Doğru pozisyonu nasıl alırsınız?

O zaman sitemin ana felsefesi olan ve hakkımda bölümünün girişinde yazan şu cümleyi size bir kez daha hatırlatmak isterim.

"Olduğun yerden başla. Sahip olduğunu kullan. Elinden geleni yap."


Örnek olayda elimizde kullanabileceğimiz bir kaç şeyden en önemlisi ve konumuzla yakından ilgili olanı sizin de tahmin ettiğiniz üzere, küçük adımlar atarak, doğru pozisyon almaya çalışmaktır.

Küçük adımlar atarak, topun sağa sola sekmesi, üzerinize doğru gelmesi yada uzağınıza düşmesi gibi durumlarla karşılaştığınız zaman, seri bir şekilde uygun olan pozisyonu almanız kolaylaşacak ve böylece düzgün tenis vuruşları yapabileceksiniz.

Küçük adımları sadece rüzgarlı havalar gibi kötü hava şartlarında değil, yavaş ve etkisiz gelen toplara vurmadan önce pozisyon alırken de kullanırsanız rakiplerinize karşı çok büyük bir avantaj elde etmiş olursunuz.

Eğer ki kısa adımlar atmak yerine uzanarak, toplara yetişmeye çalışırsanız dengenizi kaybeder ve toparlanma sürenizi bir hayli uzatmış olurusunuz. Bu da hataları beraberinde getiren en önemli etkenlerden biridir.



Unutmayın mümkün olduğunca ayaklarınız hareket etmeli ve bahsettiğim uygun zamanlarda küçük adımlar atmalısınız ki doğru pozisyonu almanız daha kolay gelsin.

Nasıl etkili tenis oynanır ile ilgili makalelerime bundan sonra devam edeceğim. Zamanınızı ayırıp, okuma inceliğini gösterdiğiniz için teşekkür ederim. İlerleyen yazılarımda görüşmek dileğiyle,







Halil Öztürk - Yazar ve Tenis Antrenörü
www.tenissanati.com

60 Gün Tamamen ÜCRETSİZ eKurusuma Katılmak İçin Aşağıdaki Boş Alanları Doldurunuz






Hakkımda




Merhaba,

Uzun bir süre ayrı kaldık. Fakat artık ayrılık sona erdi.

Nerede olduğumu görmem ve kendimi yenilemem için bu zaman bana çok lazımdı.

Peki, bu zaman zarfında neler yaptım?

Öncelikle artık TTF I. ve II. Kademe Yardımcı Tenis Antrenörlüğü Belgelerine sahibim. Elbette bir belgeye sahip olmak önemli fakat her şeyin belge olmadığının bilincindeyim.

Diğer yandan bu zaman zarfında yurt dışında online olarak, bir çok eğitime katılarak, kendimi geliştirmeye çalıştım.

Son olarak, şartlarımı zorlayarak da olsa, benim için büyük bir öneme sahip olan ve Türkiye'de düzenlenen dünya tenisinin önemli isimlerinin bir araya geldiği  19. ITF Dünya Antrenörler Konferansına katılma imkanı buldum. Bu vesileyle harika insanlar tanıyarak, fikir alışverişinde bulundum ve dünya tenisine nelerin yön vereceğini tespit etmeye çalıştım.

Kısa zamanda çok işler yaparak, edindiğim bu değerli bilgilerin yanı sıra kortlarda edineceğim pek çok deneyimi yazmaya ve aktarmaya çabalayacağım.

Sizlere yoğun ilgi ve alakanızdan ötürü teşekkür eder, yeni eserlerimle daha yenilikçi bir biçimde, siz tenis aşıklarına faydalı olmaya çalışacağımı bilmenizi isterim.

Görüşmek dileğiyle,

Halil Öztürk, Yazar ve Tenis Koçu
www.tenissanati.com

 

4 Adımda Doğru Tenis Çiftler Partneri Nasıl Olmalı


Tekler tenisinde üst düzey performans sergileyebilen tenisçilerin konu çiftler maçları olduğunda sadece çift maçları oynayan rakiplerine neden kaybettiklerini hiç düşündünüz mü?

Çiftler tenisi gerçekten de tenis'in farklı bir yönünü öne çıkarmaktadır.

Biz buna "Takım Ruhu" yada "Takım Oyunu" diyebiliriz.

Başarılı çiftler maçları oynayabilmek için öncelikle yapılması gereken, doğru partneri seçebilmektedir.

4 Adımda Doğru Çiftler Partnerini Nasıl Olmalı?

1. Berabere yada Avantaj Tarafına Göre;

İyi bir forehand'e sahip bir oyuncu forehand yani kortun sağ tarafında, avantaj tarafında da backhand'i daha iyi bir oyuncunun yer alması düşünülenin aksine iyi sonuçlar almanızı sağlamayabilir.

Şöyle ki; çiftler tenisinde servisler genellikle T'ye diğer bir deyişle merkez servis çizgisine yakın noktalara kullanılmaktadır.

Durum böyle olunca da backhand'i daha iyi olan oyuncunun sağ tarafta, forehand'i iyi olan oyuncunun ise, sol tarafta yer alması daha uygun olacaktır.

Diğer yandan, vole'de de aynı durum söz konusudur.

Avantaj (kortun sol) yanında oynayan oyuncunun sahip olması gereken özellikler;
- iyi bir forehand vole
- tutarlı ve güçlü bir forehand
- gerektiğinde çeşitli vuruşları yapabilme kabiliyeti (lob yada drop shot vb.)

Burada kanımca dikkat edilmesi gereken diğer bir husus da tutarlılık. Bence daha tutarlı ve risk almadan oynamayı tercih eden oyuncu avantaj tarafında yer almalıdır.

Bunun nedenini kısaca şöyle açıklayayım. Önemli sayıları gözümüzün önüne getirdiğimizde görüyoruz ki pek çoğu avantaj tarafında oynanan oyuna bağlı görünmektedir. Örnek vermek gerekirse, 40-30 yada 30-40 vb.

Bu sebepten ötürü, kortun bu tarafında oynayan oyuncu ne kadar tutarlı olursa, takımın sayıyı kazanma şansı o kadar da yüksek olacaktır düşüncesindeyim. Çünkü, siz de kabul edersiniz ki, risk almayı seven bir oyuncunun zaten oldukça riskli olan bir bölgede oynaması, sayının kaybedilme olasılığını iki katına çıkaracaktır.

2. İletişim

Belki de çiftler tenisinin en önemli kuralı, partnerinizle doğru bir iletişime sahip olmaktır. Olumlu düşünceler düşüneceğim derken, sorunları göz ardı etmek sizce doğru bir iletişim şekli midir?

Bence ortada bir sorun varsa, iyi bir iletişimle derhal orada çözülmelidir. Hiç konuşmamaktan daha kötü ne olabilir ki!

Peki bunu nasıl yapmalı?

Bir sorun yaşanıyorsa ve bunun sık tekrar ettiğini gözlemlediyseniz, partnerinizi direkt tenkit etmek yada "şunu yap" demek yerine, doğru yaptığı şeylerin yanı sıra yaptığı yanlışın ne olduğunu ve bunu düzeltmek için çeşitli yollar denemesini olumlu sözcüklerle söylemeniz yeterli olacaktır. Tabi partneriniz küçük eleştirilere açık biri değilse, yapılacak tek şey var. Susmak ve oyuna devam etmek ve partnerinizle maç sonu konuşmak olmalıdır.

Örneğin, partneriniz o gün sürekli volelerde hata yapıyorsa, ikinizinde geride oynamanızın daha iyi olacağını düşündüğünüzü ona söyleyebilirsiniz.

Diğer yandan mümkünse,

Maç öncesi konuşma;
- Nasıl oynamak istediğinizi konuşun.
- Aynı araçla maça gitmeye çalışın. Çünkü, birbirinizi daha iyi tanıma imkanınız olur.
- Küçük notlar tutarak, maçta nasıl bir taktik izleyebileceğinizi kararlaştırın.

Maç esnasında;
- Korta beraber girip, çıkmaya özen gösterin.
- Baseline (dip çizgi)'da yer alan oyuncu tüm kortu göreceğinden oyunda komut çoğunlukla bu oyuncuda olmalıdır. "Kal" yada "Değiş" vb. komutları mutlaka bu oyuncu vermeli...



3. Enerji

Her iki oyuncunun da aşırı aktif olduğu ve yüksek tempoyla oynamayı sevdiğini hayal edin. Ben buna "Lütfen, biri bizi durdursun!" sendromu diyorum. :)

Kimi zaman rakip oyunu öyle yavaşlatır ki maç hiç bitmeyecekmiş gibi gelir. Eğer ki partneriniz ve siz aşırı hızla oyunu oynamayı seviyorsanız, maçın sonu büyük ihtimal çok hızlı gelecektir.

Mutlaka durumu kontrol edecek, tempoyu biraz aşağı çekecek bir yapıda da oynamayı göz ardı etmemelisiniz. Gerektiğinde tempoyu yavaşlatın. Oyunun yönünü ve nasıl oynanacağını siz ve takım arkadaşınız belirlemeye çalışın.

4. Her Zaman Konuşun

Profesyonel çiftler maçlarında dikkat çeken en önemli unsur. Partnerler arasında maç her durduğunda sürekli olarak yan yana gelerek, konuşmaktır.

Siz de her sayıdan sonra mutlaka ne yapmanız, nasıl bir strateji belirlemeniz gerektiğini kısa da olsa konuşmaya çalışın. Bu esnada birbirinize esprili sözler de söyleyebilirsiniz. Artık ne söyleyeceğiniz size kalmış.

Makalemi okuduğunuz için teşekkür ederim. Aşağıda yer alan bölümleri doldurarak, 60 gün ücretsiz ekursuma katılabilirsiniz. Görüşmek dileğiyle,







Tenis Maçları Öncesi 3 Faydalı Öneri



Maç içi rutinler kadar maçlara hazırlık aşamasında uygulanan rutinler, olumlu sonuçlar almak için uyulması gereken yöntemler içermelidir.

Hazır olmak, kendinize olan güveni üst seviyeye çıkararak, başarılı sonuçlar elde etmenize katkı sağlar.

Başarı ve başarısızlık arasında ince bir çizgi vardır. Maçlara hazırlanırken dikkat etmenizde yarar gördüğüm şu 3 tavsiyeyi sizler için derledim.

1. Çantanızı Hazırlarken


- Yeni çekilmiş kordajı bulunan iki yada üç raket
- Sarılmış yeni gripler
- İlk yardım malzemeleri (Sargı bezi, asprin, yara bandı vs.)
- Ekstra bileklik
- Havlu
- Su, sporcu içeceği, meyve tercihen muz veya öğünler arası yiyebileceğiniz kuru yemiş tarzı yiyecekler
- Açılmamış bir kutu top
- Not alabilmeniz için yada daha önce almış olduğunuz notlara bakabileceğiniz küçük bir defter.


2. Yediklerinize ve İçtiklerinize Dikkat



Bir beslenme uzmanı olmasam da konuyla ilgili tecrübelerime dayanarak, kısaca şunu söylemeliyim ki tenis maçınızdan yada antrenmanınızdan en az 1,5 saat kadar önce bir şeyler yemeyi bırakmanızda fayda vardır.

Maçların zamanına göre neler yiyeceğinizi belirlemelisiniz. Örneğin, maçınız sabah erken bir saatte ise, çok hafif bir kahvaltı yapmayı tercih etmenizde fayda var.

Maç içinde enerjinizin yükseltmesine katkı sağlaması için bir adet muz bulundurabilirsiniz. Ayrıca, muz, pozitif bir enerji kaynağı ve çikolata gibi şekerli gıdalardan kat kat iyidir.

İçecekler konusunda şunu belirtmeliyim ki adını vermek istemediğim enerji içeceği türevlerinden kaçınmanızı tavsiye ederim. Ancak, sporcu içeceklerinden yararlanabilirsiniz.

Kendiniz bu tür içecekleri evinizde kolayca yapabilirsiniz. Bu konuyla ilgili daha önce yazmış olduğum eposta abonelerime özel makaleyi aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

Serena Williams'ın Tenis Maçlarında İçtiği Sihirli İksir

Maç öncesi ve maç sonrası hatta gece yatmadan ve sabah kalktığınızda bir kaç bardak su içmeyi ihmal etmeyin.

Burada dikkat etmenizi istediğim bir husus da su içerken, yudum yudum acele etmeden suları tüketmenizde yarar vardır. Böylece, maçlar sırasında hem midenizin şişmesini engellemiş hem de midenizi fazla çalıştırarak, enerjinizi boşa harcamamış olursunuz.

3. Maç Öncesi ve Sonrası


Mümkünse rakibinizin oyun stili, servisleri karşılama alışkanlığı, zayıf ve güçlü yönleri hakkında bilgi sahibi olmanızda yarar vardır.

Maç öncesi ısınma ve maç sonrası soğuma ritueline sahip olmanız, sakatlıkları en aza indirgemenize ve uzun yıllar sağlıklı bir biçimde tenis oynamanıza katı sağlacaktır.

Maç öncesi ısınmayı şu iki başlıkta açıklamaya çalışayım.

1. Hafif koşu, ip atlama vb. egzersizler kasların gevşemesine ve ısınmasına yardımcı olur.

2. Dinamik germe egzersizleri (bu bölümde statik germe yapmaktan kaçınmalısınız) örnek vermem gerekirse, bir iki adım atıp öne doğru lunge hareketi yada yana doğru hareket çömelmeye benzeyen hareketler.

İlgili Makale: Lunge Egzersizi

Maç sonrası ise, hafif 1 veya 2 tur koşudan sonra yerinizde durarak üst ve alt vücudunuzu çeşitli hareketlerle çok fazla zorlamadan statik germe hareketleri yapmanızı önemle tavsiye ederim.


60 günlük tamamen ücretsiz ekursa katılmak için aşağıdaki bölümlere adınızı ve epostanızı yazmanız yeterlidir.







WTA Indian Wells 2015 Tenis Turnuvası Maria Sharapova vs Viktoria Azarenka

 Viktoria Azarenka vs Maria Sharapva US Open Tenis Turnuvası

WTA Indian Wells 2015 tenis turnuvasında 3. turda iki eski dünya 1 numarası Maria Sharapova (2) Viktoria Azarenka (32) bu gece sabaha karşı karşılaşacaklar.

Sakatlığından dolayı kortlardan uzak kalan Azarenka eski günlerine geri dönmek için oldukça yoğun bir çalışma yapıyor. 

Şu an tam olarak form tutmuş gibi görünmese de Azarenka'yı tekrar kortlarda görmekten kendi adıma çok mutlu olduğumu belirtmek isterim.

Maria Sharapova ise, bildiğimiz Sharapova maçların ikinci setlerinde özellikle de maç puanlarını almakta hala çok sıkıntı yaşadığını belirtmeden edemeyeceğim.

"Geçmişte harika maçlarımız oldu. Belli bir süredir birbirimizle karşılaşma fırsatımız olmadı. Sakatlığını tamamen atlatmış gibi görünüyor ve onunla yapacağımız bu maçın da öncekiler gibi çok çekişmeli olacağı kanısındayım."

Maria Sharapova'nın yapmış olduğu basın toplantısından kısaca aktaracağım bunlar.

Gelin bir de Viktoria Azarenka'nın bu maç ile ilgili düşüncelerine şöyle bir göz atalım. 

"Maria Sharapova'yı bu kadar özel kılan ne?" sorusuna gülerek, "Bilmem. Ailesine sorun.." yanıtını veriyor ve sözlerine devam ediyor. 

"Çünkü,  bana göre Sharapova dünyanın en iyi kadın tenisçilerinden biri, onu özel kılan ise, istikrarı... Çok az sporcu bir kaç Grand Slam kazanıp, ardından aynı mücadeleyi sürdürmeyi ve üst sıralarda kalmayı başarabilir."

"Sakatlığım sırasında çok fazla tenis özledim. Çünkü, tenis benim için bir tutku ve bu turnuvada seyircinin karşısına sağlıklı bir şekilde çıkmak ve maçlarımı tamamlamak benim için en büyük mutluluk."

Maria Sharapova önceki turda Belçikalı Yanina Wickmayer 'i kolay geçen ilk setin ardından ikinci sette zorlansa da rakibini 6-1 7-5 yenerek, 3. tura çıkmayı başardı.

Viktoria Azarenka ise, diğer bir Belçikalı Kirsten Flipkens karşısında birinci seti 6-2 alırken, ikinci sette zor anlar yaşadı. İkinci sette 4-2 geriye düşen Azarenka, o bilindik baseline oyununu sergiledi ve seti 6-4'lük skorla alarak, bir üst tura çıkmayı başardı.

Şu ana kadar Azarenka ile Sharapova yaptıkları maçlarda Azarenka'nın toplamda 7-5 üstünlüğü bulunurken, son iki maçı Sharapova'nın kazanmış olduğunu görüyoruz.

Şimdi gelin, bu iki eski dünya 1 numarasının 2012 yılında karşılaştıkları WTA Indian Wells final maçının önemli anlarını izleyelim.




Modern Tenis Raketleri Nasıl Ortaya Çıktı


Teknoloji ilerledikçe günümüz tenis raketleri de her geçen gün gelişiyor.

Ancak, günümüz tenis raketlerine gelinceye dek, geçen yüz yıllık dönemde tenis raketlerinde ne tür gelişmeler olmuş bir göz atmaya ne dersiniz?

Tarihe baktığımızda bir teoriye göre, tenis 11. yüzyılda Fransız papazlar arasında modern tenis'ten farklı olarak, raket ile değil de hentbol'a benzer elle oynanan bir oyun olarak ortaya çıkmıştır, denilmektedir.

İlk Raket

İlk raket 1874 yılında Major (askeri bir unvan) Walter C.Wingfield tarafından Londra'da üretilmiştir. Raketin adı 'Major Wingfield Original' yani üreticisinin adıdır. Bu raket sert tahtadan yapılan ilk rakettir.

Daha sonraları bu tenis raketleri teknolojik gelişmelerle birlikte yerlerini 1947 yılında Laminant tahta raketlere bırakmıştır.

Çelik Çağı

Wilson'ın ilk oyuna girişi çelik raketlerle 1968 yılında oldu. Wilson markasının ürettiği ilk raket modelinin adı T2000 idi.

Büyük oyuncu Jimmy Connors'ın bu raketi kullanmaya başlamasıyla efsane raket olarak, ün kazandı.

İlk Büyük Kafa Raketler

Aluminyum raketlerin hiç bir zaman popüleritesini arttıramayacağı düşünülse de Weed Aliminyum adlı tenis raketleri 1975 yılında Amerika'da oldukça iyi bir popülerite kazanmayı başarmıştır.

Ancak, 1976 yılında Prince raketlerinin sahibi Howard Head aluminyum teknolojisi kendi raketlerinde kullanarak, Prince marka tenis raketlerini daha büyük kitlelere tanıtmayı başarmıştır.

Sene 1980 ve Dunlop tenis raketleri sahnede, tahta raketlerin modası geçmiş ve Dunlop Max200G model yeni bir malzemeden üretilen bir raket piyasaya sürmüştür.

Bu malzemedinin adı Grafittir.

Dünyaca ünlü iki isim John McEnroe ve Steffi Graff o yıllarda Dunlop Max200G ile kortlarda rakiplerine büyük üstünlük sağlamışlardır.

Wilson Zamanı Başlıyor

Yıl 1983 ve günümüze kadar uzanan bir efsane doğuyor.

'Wilson Pro Staff' o dönem, bu raketi kullanan profesyonel tenisçilerin başında efsanevi Pete Sampras geliyordu.

1987'de ise, Wilson Profile adında yeni bir model piyasa sürdü.

Bu yeni model'de çerçeve genişliği arttırılmıştı ve böylece tenisçiler daha az efor sarfederek, daha güçlü vuruşlar elde edebilmeye başlamıştır.

Yonex Markası Sahnede

Yıl 1990 Japon markası Yonex tenis raketleri arasında yerini alıyor.

Hem de o zamanın dünya 1 numarası Monica Seles bu marka raketiyle kortlarda rakip tanımıyor.

1990 yılında Wilson Hammer modeliyle tekrar bir yenilik yapıyor. 90'larda tenis oynayanlar bu tenis raketlerine 'Canavar' lakabını taktıkları söylenir.

Wilson Hammer raketlerinin özelliği kafa daha ağır raketler olmasıdır. Böylece, daha sert vuruşlar elde edilebiliyordu.

1993 yılında Head Radical modeliyle tenis dünyasında adını zirveye taşıdı. Tabi ki bunda en büyük katkı +Andre Agassi'nin performansıdır.

Agassi Head Radical model raketlerle 37 turnuva şampiyonluğunun yanı sıra 1'de olimpiyat altın madalyası kazanmıştır.

2003 Babolat Pure Drive modeli Andy Roddick ismiyle popüler olmaya başladı.

Bu raketin özelliği diğer raketlere kıyasla daha hafif ancak, bir o kadar da güçlü olmasıydı.

2005 Prince O3 aerodinamik açıdan çok farklı bir yapıya sahip bir modelle tekrar raflarda...

Bu model tenis raketleri geniş tel delikleriyle daha fazla raket hızı sağladığı söylenmektedir. 

Son yıllarda bu raketin en ünlü yüzü David Ferrer'dir.

2005 Babolat AeroPro Drive'ı piyasa sürdü.

Bu raketin önce çıkmasını sağlayan isim elbette ki Rafael Nadal'dan başkası değildir.

2005 yılında kazandığı +Fransa Açık turnuvasından sonra hızla yükselen ve 1 numara olan +Rafael Nadal halen Babolat markasının en ünlü yüzüdür.

Elbette ki bu raket teknoloji olarak, baseline ve atak oyun açısından kullanıcısına ciddi avantaj sağlamaktadır.

10 Yıl Federer

2002 - 2012 sezonuna baktığımızda Roger Federer on yılın üzerinde tenis kortlarında ve tenis turnuvalarında hakimiyet kuran isim olmuştur.

Wilson'ın hala en önemli yüzü olan Roger Federer o yıllarda Wilson K Factor raketleriyle 17 büyük tenis turnuvası kazanmayı başarmıştır.

2012 yılından itibaren Head YOUTEK compozit malzemesini kullanarak marka olarak tenis raketleri teknolojisinde en yenilikçi isim haline gelmiştir.

+Novak Djokovic ve +Maria Sharapova son yıllarda bu raketin en önemli yüzleridir.

Bu yazımda kısaca tenis raketlerinin gelişimi hakkında bilgiler sunmaya çalıştım.

İlerleyen makalelerimde raketlerde kullanılan malzemeler hakkında sizlere daha detaylı bilgiler vermeye çalışacağım.


60 Gün ÜCRETSİZ eKursuma Katılmak Aşağıdaki Boşlukları Doldurman Yeterli... eKursumdan 5000'den Fazla Kişi Yararlanmaktadır.




Daha Tutarlı Tenis Servis Atmanın 4 Yolu



Konu güçlü ve etkili tenis servis olunca küçük hataları görmezden gelmenin sonucu,  neden iyi oynayıp da bu kadar çok maç kaybettiğinizi açıklamak ve bu durumu en aza indirmek mümkün olmaz.

Teknik ve taktik olarak, servis oyununuzda ne gibi bir sorun yada sorunlar olduğunu şu 4 soruya vereceğiniz cevaplarla çözüm bulabilirsiniz.

1. Baskı Altında Servisimi Nasıl Atıyorum?


Bir çok oyuncu baskı altına girene kadar müthiş servisler atabilirken, kritik noktalarda çok sık hata yaparak, sayıları kaybetmektedir.

Bununla karşılaşmamanızın tek yolu, aklınızda sayıyı kazanmayı yada kaybetmeyi geçirmeyerek, sadece atmayı planladığınız tenis servise odaklanmanızla mümkündür.

2. İlk Servisim Ne Kadar Tutarlı?


Sert bir ilk servise sahip olmak elbette ki önemlidir. Fakat, çok fazla içeri atamıyorsanız bu sizin dezavantajınıza olacaktır.

Çözüm için size tavsiye edeceğim bu drill ile kısa zamanda istikrarlı servislere sahip olabilirsiniz.

- Her iki servis alanını da fileye dik olarak, üç'e ayırın.
- Ayırmış olduğunuz her bir bölüme (dışa doğru, ortaya ve T çizgisine) sırasıyla servislerinizi isabetli atmaya çalışın.
- Daha sonra her bir bölüme ikişer servis kullanın.
- Bir bölümü geçmek için hata yapmadan iki servisi yada sizin belirleyeceğiniz sayıda servisi atmaya çalışın.

3. Servisi Attığım Yönü Gizleyebiliyor Muyum?


Servisi ve vuruşlarınızı gizleyebilmek de önemli bir konudur ve büyük avantaj sağlar. Her seferinde rakibiniz servisi nereye atacağınızı sezinliyebiliyorsa, demek ki servisi kullanırken, topu yukarı atışınızda bir farklılık var demektir.

Bunu çözmenin en kolay yolu yarım daire şeklinde topu yukarı atmaktır.

Roger Federer'in aşağıda yer alan  video'da servislerini yavaş çekim olarak izlerken, bu bahsettiğim yarım daireyi açıkça görebilirsiniz.



4. Servisimde Ne Kadar Tempo Üretiyorum?


Tempo olarak bahsettiğim terimi kısaca tarif etmem gerekirse; tenis servisi kullandınız güçlü de vurdunuz ama top yere deyip, kortun arkasındaki tellere ulaşıp ulaşmadığını hiç fark ettiniz mi?

Eğer arkadaki tellere değmiyorsa, şunu bilmelisiniz ki hiç de etkili bir servise sahip değilsiniz.

Bunun içinde size vereceğim çok basit bir ipucunu denemenizi tavsiye ederim.

Öncelikle, pronasyon olgusundan kısaca bahsetmem de fayda var.

Pronasyon, avuç içi yukarı bakarken, çevirerek, elinizin arkasının yukarıya bakmasıyla oluşan harekettir.



Şimdi ipucu niteliğinde tavsiye edeceğim hareketi kısaca anlatabilirim.

Topu tutun ve raketle hızlıca bulunduğunu zemine vurun. Topun 3 saniyeden fazla havada kalıp kalmadığına dikkat edin.

Bu egzersizi sıkça yaparak, raketin baş kısmını hızlandırabilir ve böylece daha tempolu servisler elde edebilirsiniz.

60 Gün ÜCRETSİZ eKursuma Katılmak Aşağıdaki Boşlukları Doldurman Yeterli... eKursumdan 5000 Kişiden Fazla İnsan Yararlanmaktadır.




Örnek Bir Hikaye: Karavan ve Tenis Oynamak


Türkiye'de tenis oynamak, bir başarı elde etmek ve bu başarıyı istikrarlı bir biçimde uzun yıllar sürdürmek zor. 

Birazdan okuyacağınız hikaye tamamen gerçektir.

Şu an 15 yaşındaki Berfu Cengiz'in hikayesini ilk kez bir radyo kanalında duymuştum. Ancak, hiç bir tv kanalında onun müthiş hikayesinin yayınlandığına şahit olmadım. Yanılıyorsam, bilgilendirin lütfen.

Ailesinin çabaları ve kendisinin çok çalışması sonucu geldiği yere ve yolculuğuna gelin birlikte bir göz atalım.


13 yaşındaki Berfu Cengiz’in yaşından çok kupası var. Yedi buçuk yaşından beri katıldığı turnuvalarda 20′den fazla şampiyonluk elde etmiş. 

Peki son olarak Umman’dan şampiyon olarak dönen Berfu farklı illerdeki turnuvalara nasıl gidiyor dersiniz? Otelde kalmak pahalı olduğu için, karavanla. Şoför koltuğunda ise aynı zamanda antrenörü olan babası oturuyor.

 Berfu Cengiz tenis

Yedi Buçuk Yaşında İlk Turnuvasını Kazandı

Henüz beş yaşındayken beden öğretmeni babası Hakan Cengiz’in teşvikiyle başladı tenise Berfu. Top yerine balonlarla oynayarak… 

Yedi buçuk yaşında Mersin’de ilk turnuvasına çıktı ve kazandı… Babası bu maç sayesinde kızındaki konsantrasyon yeteneğini keşfetti ve daha da üzerine düştü. 

Zonguldakta İlk Toprak Tenis Kortu

Ancak, Hatay’da yaşayan ailenin, anne baba da öğretmen olunca maddi imkanları sınırlıydı. Hatay’da ise halka açık ücretsiz bir tenis kortu yoktu. Dolayısıyla günde 2-3 saat antrenman yapması gereken Berfu yeterince çalışamıyordu.

Anne Zonguldaklıydı ve orada ücretsiz bir kort olduğunu biliyordu. Hiç düşünmeden Zonguldak’a tayinlerini istediler. Ancak kışın kapalı kort olmadığı için yağmur yağdığında baba kız önce havlularla kortu siliyor, ardından çalışmalara başlayabiliyorlardı… 

Bu dönemde iş adamı Necdet İnan, İstanbul Pamukspor’da 9 yaş finali oynarken izlediği Berfu’yu çok beğendi. Ve bir yıl sonra Zonguldak’ta veteran turnuvasına geldiğinde Berfu’nun bu kadar iyi tenis oynamak için nerede çalıştığını görmek istedi. 

Fener mahallesindeki bakımsız, zemini çatlak, filesi yırtık, etrafı çok gürültülü ve açık olan korta gidildiğinde Necdet Bey: “Burada çalışarak mı gelip İstanbul’da Türkiye şampiyonlukları alıyor bu kız, sizi gerçekten tebrik ediyorum” dedi ve Zonguldak’a Berfu sayesinde bir toprak kort yaptırdı.

Babası Hakan Cengiz anlatıyor:

Tenis turnuvaları il il yapılıyor. Bunlara gidip puan almanız şart; yoksa milli takıma giremiyorsunuz. 13 yaşına gelene dek yılda en az 13-14 turnuvaya katılmalısınız. Ancak, otele çok paramız gidiyordu; öğretmen maaşları da malum. Biz de çözümü karavanda bulduk.
Karavanda hayat keyifli ve anı yaşayarak eğleniyorsunuz. Zorlukları var. Fakat doğayla da iç içe olmayı seviyorsanız sorun yapmıyorsunuz. Yemek olarak daha çabuk olması ve karbonhidrat ihtiyacı için makarna yapıyoruz. Ayrıca haşlama patates ve yumurta...
Kardeşi de Türkiye şampiyonu
Bu arada Berfu farklı illerde turnuvalara katılmaya başladı. 13 yaşına dek yılda 14 turnuvaya katılması gerekiyordu. Ancak otelde kalmak ve yemek yemek oldukça masraflı idi. 
Baba Hakan Cengiz ne yapabileceğini kara kara düşünmeye başladı. Her seferinde bir- iki bin lirayı bulan otel masraflarını ödeyebilmesi imkansızdı. Düşündü, düşündü ve en sonunda buldu; bir karavan satın alacaktı… 
Böylece baba- kız turnuvalara aldıkları iki kişilik minik karavanla gitmeye başladılar; karavanda uyku, yemek, tuvalet gibi her türlü ihtiyaçlarını da karşıladıar. Hakan Bey bir süre sonra karavancılığı iyice öğrenince gidip dört kişilik karavan aldı. Böylece Berfu’nun kendisi gibi tenisçi olan kardeşi Baran (11) ve annesi de turnuvalara gitmeye başladı. 
Mersin, Adana, Antalya, İstanbul, İzmit, Ankara, Hırvatistan ve Sırbistan karavanla gittikleri turnuvalardan bazıları… 
Cengiz ailesinin yaşadıkları tıpkı Little Miss Sunshine filmini hatırlatıyor. O filmde de aile, ekonomik nedenlerle güzellik yarışmasına katılacak kızlarını yarışma mekanına karavanla götürüyordu.
Makalenin devamını okumak isterseniz >> http://www.berfucengiz.com/?p=124 ziyaret edebilirsiniz.

Öncelikle bu makaleyi yazan Banu Duran hanım efendiye teşekkür ederim. Ellerine sağlık.

Son olarak da bugün ITF Uluslararası Kadınlar Tenis turnuvası GD Tennis Cup’ta, 15 yaşında finale yükselerek, Türk tenis tarihinde bunu başaran en genç tenisçi olma unvanını elde etti.

Haberin devamını >> Berfu Cengiz.com 'dan okuyabilirsiniz.

Başarılarının daim olması dileğiyle Berfu Cengiz...

Görüşmek üzere, 



Marsel İlhan ATP Dubai Tenis Turnuvasında Çeyrek Finalde

 Marsel İlhan ATP 500 Djokovic'in Rakibi


Marsel İlhan Türk Tenis Tarihinde Bir İlki Başardı


Dünya 13 numarası Feliciano Lopez'i 3-6, 7-5 ve 6-3'lük setlerle 3 sette geçerek, çeyrek finalde dünya 1 numarası Novak Djokovic ile karşılaşacak olan Marsel İlhan kariyerinde ilk kez bir ATP tenis turnuvasında çeyrek final oynama şansı yakaladı. 

Sportstv'e yaptığı açıklamada Marsel İlhan şunları söyledi:


"Gerçekten çok güzel bir hafta geçiyor. Zor bir maç oldu. Lopez zor bir rakip. Ben hazırdım ve bunu bekliyordum. Nerede olacağı belli olmuyordu ve Dubai'de oldu.Yarın Novak'a karşı iyi bir mücadele göstermek istiyorum. Kaybedecek bir şey yok. Herkese güzel dilekleri için çok teşekkür ediyorum.

Zverev'e karşı bir hafta önce şanssızlık oldu.


Bu sene çok iyi başlayamadım. Avustralya'da şanssız kura oldu. Ardından Avrupa'da iyi sonuçlar alamadım. Dubai'de daha önce 5 sene oynadım, sadece bir kez tur geçebilmiştim elemelerde. Her sene başarısız geçti ama simdi burada çıkış yaptım. ilk kez ATP 500 serisinde çeyrek final oynuyorum ve yarin ilk 4 seri başı ile ayni kortta olacağım!

İlk turda yendiğim Zverev'e karşı bir hafta önce şanssızlık oldu ve Marsilya'da kaybettim. Burada kazanacağıma emindim çünkü Marsilya'da yaptığım hatalardan ders aldım ve çok iyi bir sonuç elde ettim. Biraz daha basit oynamaya başladım, basit oynayınca da rahat kazandım.

Son oyun çok zor oldu.


Lopez maçı gerçekten güzel ve çekişmeli bir maç oldu. Günün son maçıydı. Sadece Federer maçı ve bizim maç kalmıştı. Çok kalabalıktı, bütün seyirciler beni güzel destekledi, herkese gerçekten çok teşekkür ediyorum."

Son oyun çok zor oldu. ama önemli bir Ace attım ve 15-40'tan çevirdim.

Bu turnuva servislerde çok iyi oynuyorum. Bugün güzel servis attım. Servisler bu turnuvada bana çok şey kattı.

Djokovic maçı büyük tecrübe olacak.


Dünya sıralamasında bir ihtimal 75 gözüküyor şu anda, daha aşağı da olabilir. Su anda bir sıralama hedefim yok. Önemli olan Dubai gibi devamlı böyle oynamak, iyi oynadıktan sonra sıralama gelecektir.

Djokovic maçı büyük tecrübe olacak. Türk tenisini tanıtacağız. Türkiye'de tenis halen arzulanan ilgiyi görmüyor. Tenis bundan sonra daha çok konuşulacak.

Son dönem benim için güzel oldu. Avustralya'da Rod Laver Arena'da oynadım, rüya gibiydi. Sonuçlara baktığımda mutlu değildim, daha iyi sonuçlar bekliyordum. Olmadı ama şimdi Dubai'de oldu. Bundan sonra çok çalışacağım, daha iyi dereceler elde etmek istiyorum.

Umarım yarınki maçtan keyif alırsınız.


Yaş ilerledikçe daha olgunlaşıyorum ve daha iyi oynamaya başlıyorum. Bugün yendiğim Lopez yanlış hatırlamıyorsam 34 yaşında ve kariyerinin en iyi sıralamasında.

Umarım yarinki maçtan keyif alırsınız. Yarin ülkemi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum."

Marsel ayrıca herkese teşekkür ederken, hocası Erhan Oral'ı da unutmadı.

Marsel'in iki antrenöründen biri olan Erhan Oral da Marsel'in Dubai ATP 500'de çeyrek final oynamasının çok buyuk bir başarı olduğunu ve Türk tenis tarihinde bir ilk olduğunu ifade etti.

Marsel'in bu tip başarılar kazanabileceğini hep söylediklerini ifade eden Erhan Oral, Marsel'e de teşekkür etti!

Haber Kaynağı: Sportstv

Nasıl Tenis Oynanır - Tenis Forehand

 Serena Williams London 2012

Hayatım boyunca pek spor dalıyla, özellikle de basketbolla uzun yıllar yarı-profesyonel olarak ilgilenmiş biri olarak, şunu söylemeliyim ki vaktiniz ve maddi imkanınız varsa, nasıl tenis oynanır mutlaka öğrenin ve aile bireylerinize özellikle de çocuklarınıza küçük yaşta tenis oynamayı ve tenis kültürünü öğrenmelerini sağlayın.

Çünkü, nasıl tenis oynanır sorusuna vereceğim ilk cevap: Tenis sadece forehand, backhand veya servis atmaktan oluşmamaktadır olacaktır. Tabi bu benim düşüncem. :)

Tenis, dışarıdan bakıldığında çok basit, bir raket yardımıyla topa vurmaya çalışarak, yapılan bir aktivite, bir spor gibi görünse ve elbette ki tenisin temelinde topu bir kez daha fazla filenin karşı tarafına göndermek yer alsa da, eğlenceli bir oyun, bunun ötesinde bir hayat felsefesi ve tabi ki bir kültürdür.

Nasıl tenis oynanır? soruna cevap vermeden önce neden tenis oynamalısınız? sorusuna değinmekte fayda var.

Bir çırpıda size neden tenis oynamalısınız? sorusuna  bir kaç yanıt verebilirim. Örneğin;

1. Tenis Zindelik Sağlar

2. Tenis İle Sosyalleşirsiniz

3. Tenis'i Aynı Anda Bütün Aile Bireyleriyle Birlikte Oynayabilirsiniz

Şimdi gelelim tenis nasıl oynanır? sorusunun cevabına...

Nasıl Tenis Oynanır?


Basitçe açıklamak gerekirse, tenis; fileyle ikiye bölünmüş ve çizgilerle belirlenmiş dikdörtgen bir alanın içinde oynanan eğlenceli bir oyundur. 

Tenis oynarken, belli başlı 5 tenis vuruşundan yararlanılır. Bu makalemde en çok kullanılan vuruşların başında gelen forehand vuruşu üzerinde kısaca durmak istiyorum.

Forehand Nedir?


Yeni başlayanlar için kısaca açıklamam gerekirse, forehand; sağ elini daha çok kullananlar için sağ elinin içiyle topa vurduğunu hayal etmek, forehand'i kolayca hatırlamaları sağlayacaktır.

Sizin için yüklediğim video'yu izledikten sonra forehand ile ilgili genel bir fikir edineceksiniz ve ayrıca böyle güzel nasıl tenis oynanır? diye düşünmekten kendinizi alamayacağınızdan eminim.

Son olarak, forehand vuruşu hakkında daha fazla teknik bilgilere sahip olmak ve bir çok teknik, taktik, tenisin zihinsel ve eğlenceli yanı daha doğrusu her yönüyle ilgili sizin için hazırlamış olduğum 60 Günlük ÜCRETSİZ Online Tenis Kursuna aşağıdaki alanları doldurarak, hemen başlayabilirsiniz.





Rafael Nadal Rio Open 2015 Tenis Turnuvasında Yarı Finalde

 Nadal Rio Open 2015 Tenis TurnuvasındaYarı Finalde


Rio Open 2015 tens turnuvasında Cumartesi sabaha karşı oynanan çeyrek final maçında Rafa Nadal ilk seti rakibi Paolo Cuevas'a 4-6 kaybetmesine rağmen, ikinci seti zor olsa da kazandı 7-5 ve son sette rakibine 6-0'lık bir üstünlük sağlayarak yarı final oynamaya hak kazandı.

Bu maçta ikinci setin sonundan itibaren Nadal, arka arkaya 8 oyun kazandı. Maçın ardından yaptığı açıklamada Nadal şunları söyledi:

"Gerçekten zor bir mücadele olacağını biliyordum. Sonuçta rakibim geçen hafta Sao Paulo tenis turnuvasını kazanarak buraya geldi. Bir turnuva kazanmanın ne kadar kendine güven getirdiğini çok iyi biliyorum. Zor oldu ama kazandım ve yoluma devam ettiğim için mutluyum."

Rafa Nadal bu galibiyetle kariyerinde toprak kortta kazandığı maç sayısını 321'e çıkartırken, şu ana kadar sadece 24 kez mağlup oldu.

Nadal yarı finalde İtalyan Fognini ile karşılaşacak.

Maçın özet görüntülerini izlemeden önce 60 günlük ücretsiz ekursuma göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı hepinize teşekkür ederim. Hala katılmadıysanız aşağıda bulanan kısımlara isim ve epostanızı yazarak, ekursa hemen katılabilirsiniz.





ATP Rio Open 2015 Tenis Turnuvası - Nadal v Cuevas Nefes Kesen Çeyrek Final Tenis Maçının Önemli Anları 


Tenis Sanatı - ATP Rotterdam Tenis Turnuvası 2015 Final Maçı Özet


ATP Rotterdam Open tenis turnuvasında Stan Wawrinka Tomas Berdych Paar günü oynanan final maçında karşılaştı.

Turnuvada çok iyi bir grafik yakalayan ve ikinci turda karşılaştığı Seppi maçından final maçına kadar hiç bir maçta servisini kırdırma ihtimaliyle karşılaşmadı.

Maça çok hızlı başlayan Berdych ilk sette servisini kırdırma tehlikesiyle karşılaşsa da 13 ilk servis oyununun 12'sini kazanmayı başardı.

İkinci sette İsviçreli tenisçi Wawrinka, Berdych'in forehand'ini fileye takmasıyla servis oyununu kırdı ve giderek ağırlığını koyarak, seti kazanmayı başardı.

Maçın üçüncü setinde ise, servis oyunlarında zorlanmaya devam eden Berdych maçı, 4-6 6-3 6-3 skorla 2-1 kaybederek turnuvayı ikinci tamamladı.

Wawrinka Şampiyon


Wawrinka ilk kez bir ATP 500 turnuvasında şampiyon olurken, ayrıca ilk kez bir kapalı kortta düzenlenen tenis turnuvası da kazandığını belirtmeliyim.

Bu galibiyetle birlikte Wawrinka, Tomas Berdych karşında son 10 maçın 9'unu kazandı. Diğer rakamlar ise şöyle;

Wawrinka, Heinz Gunthardt, Jakob Hlasek ve Roger Federer'den sonra Rotterdam tenis turnuvasını kazanan dördüncü İsviçreli tenisçi oldu.

Stanislas Wawrinka 2015'te 14 galibiyet 1 mağlubiyetle en fazla maç kazanan oyuncu sıralamasında liderliğini sürdürüyor.

ATP Rotterdam 2015 tenis turnuvası finalinin önemli anlarını izleyebilirsiniz.


Tenis Sanatı - Tomas Berdych ve Stan Wawrinka ATP Rotterdam 2015 Tenis Turnuvası Finalinde


Berdych Final'de 

Çek tenisçi Tomas Berdych ATP Rotterdam Open 2015 Tenis Turnuvasında dün oynanan maçta Andy Murray'i mağlup eden Gilles Simon ile karşılaştı.

3 nolu seri başı Tomas Berdych, 8 nolu seri başı olan rakibi Gilles Simon'u beklenenin aksine, çok kolay bir galibiyetle 6-2, 6-1'lik bir skorla 2-0 yenerek, adını finale yazdıran ilk isim oldu.


Diğer Finalist Stan Wawrinka

ATP Rotterdam 2015 Tenis Turnuvasının yarı final maçında Berdych'in rakibi dün akşam oynanan Wawrinka - Roanic mücadelesinin galibi, turnuvanın 4 numaralıseri başı Stan Wawrinka oldu.

Stan Wawrinka, zorlu geçen iki set sonunda Milos Raonic'i 7-6 7-6  bir skorla 2-0 mağlup etmeyi başardı ve finalde çek Tomas Berdych'in rakibi oldu.

1 saat 38 dakika süren maçta Wawrinka 10 ace, 25 winner vuruşu yaptı. Maçın ikinci setinde Raonic'in iki set sayısını kırarak, maçın son 6 sayısının 5'ini kazanmayı bilerek finale adını yazdı. Bu sonuçla Wawrinka, finalde karşılaşacağı rakibi Berdych'e karşı toplamda 10-5'lik bir galibiyet üstünlüğüne sahip. Bu üstünlüğü, son oynadıkları 9 maçın 8'ini kazanarak, elde ettiğini belirtmeliyim.

Wawrinka ile Raonic arasında geçen zorlu maçın özet görüntülerini aşağıdan izleyebilirsiniz.


Real Time Web Analytics