Tenis Sanatı - Tenis Sporunda İhmal'e Gelmeyen Bölge

Bu yazımda, pek de önemsenmeyen veya zor geldiği için yapmaktan kaçınılan önemli bir antrenman türü olan “Core (Çekirdek) çalışması” konusunu sizlere aktarmak istiyorum.



    Bir çok sporda olduğu gibi tenis sporunda da sporcuların ihmal ettiği ve bu ihmal sonucunda gövdenin merkezi olan karın ve bel bölgesinin güçsüz kalmasıyla sporcuların zaman içinde sorun yaşacaklarını söyleyebiliriz.


    Son yıllarda, kısa mesafecilerden tutun yüksek atlamacılara kadar çok farklı spor dallarındaki atletlerin karın kaslarının ne kadar güçlü ve şekilli olduğunu görmekteyiz. Sebebi çok basit kuvvet ve dayanıklılığınızı arttırmak için güçlü bir gövde merkezine sahip olmanız gerekir. Özellikle alt bedenden, üst bedene veya üst bedenden, alt bedene güç transferini sağlayan yegane merkez karın ve bel bölgesi olduğunu unutmamak gerekir.


Tenis Antrenmanı: Core Nedir?


  “Core” sözlükteki anlamı çekirdek. Kısacası atom ya da canlı hücrelerin merkezinde bulunan madde, nukleus. Adından da anlaşılacağı üzere tenis sporu ile ugruğranların önem vermesi gereken hassas bir konudur. 

Tenis Antrenmanı: Core Bölgesi Neresidir?

Spor jargonunda “Core” diye adlandırılan bölge, vücudun ön tarafındaki abdominal'ler yani alt ve üst karın kasları, üst karın kaslarının hemen yanında yer alan seratuslar, alt karın kaslarının hemen yanında yer alan oblikler ile arkada bel ve boyuna kadar olan ve iskeletimizin doğru bir duruş sergilemesine yardımcı olan kas gruplarını kapsayan bölgelerdir. "Core çalışması” ise yukarıda bahsettiğimiz karın ve bel bölgesi çalışmalarını ifade eder. Core bölgesinin güçlendirilmesinin önemi sadece tenis sporu ile ilgilenenler icin degildir aynı zamanda vucudunuzun dayanıklılığını ve duruşunuzun düzgün kalmasını sağlar.


Tenis Antrenmanı: Core Çalışmalarında Dikkat Edilmesi Gerekenler 


•    Çok aşırı tekrardan kaçının!
 
        Karın kası da, kol kası gibi çok aşırı tekrarlarda yorulabilen bir kastır. Kırk yılda bir yüzlerce tekrar yapmak yerine 4 mevsim gün aşırı 2-4 setten oluşan 10-30 tekrar arası farklı karın ve bel bölgelerini çalıştıran temel ve alternatif core hareketlerini düzenli olarak uygulamak çok daha yararlıdır.


•    Tek başına core hareketlerinin yağları yakmasını beklemeyin!

        Karın ve bel bölgesindeki fazlalıklardan kurtulmak için core çalışması yapmak, temelde doğru bir strateji olsa da sadece bu türden çalışmalar ile tüm karın kaslarını ortaya çıkarmak mümkün olmaz. Karın kaslarının görünürlük kazanması için vücut yağ oranının % 10’unun altında olması gerekir. Bu oranı yakalamak için de aerobik sporlar ile dikkatli bir beslenme programı uygulanması zorunludur. Aksi takdirde; “Toplam 1000 mekik çekiyorum ama karın kaslarım görünmüyor” şeklinde şikayetlerde bulunmanız kaçınılmaz olur.

•    Core çalışmaları yaparken, vücut ağırlığınızın dışında bir ağırlık kullanmayın!

        Az önce söylediğimiz gibi, karın kasları da kol vb. kaslar gibidir. Çok aşırı tekrarlarda yorulmasının yanında, tam tersine ağırlık kullanılarak yapılan az tekrarlar sebebiyle kütle ve hacim kazanarak genişleme eğiliminde olurlar. Eğer profesyonel vücut geliştirmecilerin ki gibi şişkin mide kaslarınız olsun istemiyorsanız ekstra ağırlık kullanmayın.


•    Mekik çekerken tamamen yere uzanmayın!

        Mekik çekerken her tekrarda tamamen yatıp-kalkmak omuriliği yük bindirdiği için son yıllarda pek tavsiye edilmiyor. Benim favori hareketim “Crunch” diye adlandırılan yarım mekik hareketidir. Mekiğin, dar bir açı ile yapılan bu şeklinde karın kaslarının gayet iyi sıkıştığını hissedebilirsiniz.

Tenis için en etkili iki Core çalışmasının videosunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu çalışmaları 3 set halinde 12 ile 15 tekrar yaparak, egzersizlerinize katabilirsiniz.

1. Glute Marching




2. Superman




Dünyaca ünlü vücut geliştirme duayeni ve ünlü aktör Arnold Schwarzenegger, antrenmanlarını ve hayatını anlattığı kitabında karın ve bel bölgesini türbinli motorlara benzeterek vücudunun merkezi olduğunu önemle vurgulamaktadır. Unutmayın karın kaslarınız ne kadar güçlüyse sizde o kadar güçlüsünüzdür.


Bildiğiniz gibi tüm blog yazılarımın altında çok kullanılan sosyal paylaşım sitelerine ait butonlar bulunuyor. Eğer Facebook, Twitter veya Google+ hesaplarınız varsa bu butonları kullanarak yazılarımı paylaşabilirsiniz.


60 günlük tamamen ücretsiz ekursa katılmak isterseniz aşağıdaki bölümlere adınızı ve epostanızı yazmanız yeterlidir.








Tenis Sanatı - İkinci Servisin Kadar İyisindir



2013 Yılında Şu Ana Kadar En Çok Servis Oyunu Kazanan Oyuncular İlk 5

"İkinci servisin kadar iyisindir"

Ücretsiz E-posta Abonesi Ol Ve 29TL. Değerinde Ücretsiz Online Eğitim Serisi Ve Tenis Hakkında En Güncel Bilgiler Anında Ve Ücretsiz Olarak E-posta'na Gelsin!



Facebook       Twitter      Pinterest 

Tenis Sanatı - Tenis Vuruşlarını ve Tekniklerini Geliştirecek En İyi 3 Alıştırma


Hangi seviye de olursa olsun, her tenisçi aşağıdaki tenis alıştırmalarından yarar sağlayabilir. Bazı tenis alıştırmaları sıra dışı ancak, her zaman zevkli ve doğal bir biçimde mücadeleciliği ön plana çıkarmaktadır.

Tenis kortunda yapılabilecek sayısız tenis alıştırması mevcuttur.

Her spor dalında olduğu gibi tenis sporunda da çeşitli alıştırma seçenekleri mevcuttur.

Araştırmalarım ve denemelerim sonucunda derlemiş olduğum bu en iyi tenis alıştırmalarını yaparken eminim siz de çok keyif alacak ve düzenli yapıldığında tenisinizin çabucak geliştiğine şahit olacaksınız.

Tenis Sanatı - En İyi Tenis Alıştırmaları Üzerine:

Tenis Sanatı - En İyi Tenis Alıştırmaları #1: USTA voleci

Bu alıştırma en bilindik ve volelerinizi geliştirmesi açısından en iyi egzersizlerden biridir. Vole çiftler oyunu için olmazsa olmaz vuruşlardan biri olmasının yanı sıra tekler içinde çok büyük öneme sahip tenis vuruşlarından biridir. Bu alıştırma ile tenis volelerinizi geliştireceksiniz. Bu alıştırmanın amacı vole vuruşuyla topu kortun farklı noktalarına doğru göndermektir. Amaç; İngilizce USTA, EFENDİ anlamına gelen MASTER kelimesini oluşturmaya çalışmak ve böylece kendinizi bu tenis vuruşunda ustalaşmış hissedeceksiniz.

İlgili Yazı: Tenis Vole Tekniği Ve İpuçları

Daha önce yukarıda belirttiğim üzere, volelerinizi MASTER kelimesini oluşturacak şekilde tenis kortunun farklı noktalarına vurmaya çalışacağınızı hatırlayın. M=Sol servis kutusunun içine, A=Sağ servis kutusu, S=Sol servis çizgisinin arkasındaki boşluğa, T=Sağ servis çizgisinin arkasındaki boşluğa, E=Sol yan boşluk (çiftler), R=Sağ yan boşluk. Bu alıştırmaya tenis kortunun bulunduğunuz tarafındaki tenis servis kutusunun T çizgisinden çalıştığınız arkadaşınız topa vurduğunda öne doğru harekete başlayın ve ayak açma (split step) hareketini yaptıktan sonra volenizi başta ilgili yöne doğru vurmaya çalışın.


Eğer atışlarınız yerini bulmazsa, alıştırmaya baştan başlamayın çünkü genelde çok uzun süre alan bir alıştırmadır. M-A-S-T-E-R kelimesini tamamlayınca alıştırmayı bırakabilirsiniz. Rutin halde bu alıştırmayı yapmak sizin yön duygunuzu geliştirecek, file önünde daha etkili olmanızı sağlayacak, çevikliğinizi geliştirecek ve zor bir alıştırma olduğundan kondisyonunuzu arttıracak.

Tenis Sanatı - En İyi Tenis Alıştırmaları #2: Boş Alan Rallisi

Bu alıştırma oldukça zor olduğundan üzerinde ustalaşmak biraz zaman alabilir. Ancak, çabuk vazgeçmeyin. Üzerinde çalışarak zamanla bu tenis alıştırması üzerinde ustlaşacağınıza emin olun. Kontrolünüz için bir bomba etkisine sahip olan bu alıştırma, en bilindik ve en iyi tenis alıştırmalarından biridir. Çiftler için geçerli olan yan çizgilerle tekler için geçerli olan yan çizgilerin arasında kalan bölgeye boş bölge (alley) denmektedir. İlk önce partnerinizle karşılıklı top bu bölgenin içinde kalacak şekilde 10 kez top çevirmeye çalışın daha sonra bu sayıyı 20’e çıkarın.

Eğer art arta 20’den fazla topu çizgiler içinde tutabiliyorsanız hemen en yakın turnuvaya kaydınızı yaptırın! Bu çizgiler içinde kalmak suretiyle her hangi bir tenis vuruşunu yapabilirsiniz yada sadece backhand veya forehand vurabilirsiniz. İlk başlarda çok güçlü vurmaya çalışmayın sadece kontrole odaklanın zaman ilerledikçe de isteğiniz hızda atmaya başlayacaksınız. Bu alıştırma sonucunda tenis kortu size bir futbol sahası kadar büyük gelecek.

Tenis Sanatı - En iyi Tenis Alıştırmaları #3: 20 –Top Saldırısı

Partneriniz filede olduğu yerden size karışık toplar atacak sizde dip çizgiden onun karışık attığı toplara vurmaya çalışın. Her vurduğunuz top size 1 puan kazandıracak ve 20 puan aldığınızda alıştırma tamamlanacaktır.

İlgili Makale: 7 İpucu İle Daha Etkili Tenis Oynamak

Bu tenis alıştırmasıyla harika gelişmeler elde edeceksiniz bunların başında ayaklarınız hızlanacak, çabukluğunuz ve koşarken vuruşlarınız gelişecek, ve vuruşlar arasında kendinizi toplama süreniz azalarak dayanıklılığınıza büyük katkı sağlayacaktır. Maç esnasında ne kadar iyi hissedeceğinizi şimdiden hayal edebiliyorum.

tenissanati banner

Bir daha ki sefere korta gittiğinizde bu 3 tenis alıştırmasını 45 dakika boyunca 5-10 dakikalık dinlenme araları vererek yapmayı deneyin. Fitness seviyeniz arttıkça alıştırma süresini 1 saate çıkarabilirsiniz.

Bu 3 tenis alıştırması sizi yenilmesi güç, zinde bir tenis oyuncusu yapacaktır. Maç yapmadığınız günlerde bu tür alıştırmalar yapmaya özen gösterirseniz tenisinizin hangi noktalara geldiğine siz bile inanmayacaksınız.

Makalelerimi Twitter , Facebook vb. popüler sosyal ağlarda paylaşarak bana ve tenis'e katkıda bulunabilirsin. Teşekkürler.

Görüşmek üzere,


     Halil Öztürk yazar tenissanati.com


60 günlük tamamen ücretsiz ekursa katılmak isterseniz aşağıdaki bölümlere adınızı ve epostanızı yazmanız yeterlidir.





Tenis Sanatı - Tenis Sporu ve Beslenme: Karbonitratlar



Doğru beslenmek gıdaların içeriğini bilmekle başlar.


Karbonhidratlar, gerek tenis sporuyla ve gerekse de diğer spor dalları ile uğraşan sporcular için temel enerji kaynağı olarak, vücuda temel gereksinimi olan enerjiyi temin etmektedirler.

Karbonhidrat tüketimi çoğu zaman tartışma yaratan bir husus olmuştur. “Karbonhidratlar nasıl kullanılmalı? Hangi yiyecekler ile ve ne miktarda yenilmeli?” gibi sorular, en çok çözüm aranan sorulardandır. Bu hususta geleneksel inanışlar ağırlıkta olup, aslında bu inanışların çoğu da yanlıştır.

Karbonhidratların ana görevi; vücuda enerji sağlamaktır.


Koruyucu etkileri ile  karbonhidratlar, atletik performans ve bütün yaş grupları için oldukça gerekli olan karbonhidratlar, önemli gıda ögeleridir. Sindirim enzimlerinin parçalamayı başaramadığı posalı karbonhidratlar da kalın bağırsakların hareketini artırarak, zararlı maddelerin kalıntılarının bağırsaklarda uzun süre kalmasına engel olurlar.

Karbonhidratların basit ve kompleks olarak iki çeşiti vardır. Şeker; basit karbonhidrat kaynağı olup, vücuda enerji sağlar. Ancak sağlanan bu enerji, çok hızlı tüketilir ve sadece geçici besin ögesi içermektedir. Fazla tüketilmesi kilo artışına, enerji dengesizliğine, diş çürümelerine, kalp-damar hastalıkları ile şeker hastalığına sebep olabilmektedir. Şeker haricinde çikolata, kek, bisküvi, pasta, vb. tatlılar ve hamur işleri, meyveler, şekerlemeler, konsantre meyve suları, kolalı içecekler, reçel, bal, pekmez gibi besinler de bol miktarda basit karbonhidrat ve şeker içerir. Basit şekerler kan şekerinde ani değişiklikler meydana gelmesine, çabuk açlık hissi oluşmasına ve yeniden yemek yenilmesine neden olan besin türleridir.

Ekmek, pilav, makarna, bulgur, kuru baklagiller ve sebzeler ise kompleks karbonhidrat ihtiva etmekle beraber; kan şekerinin çok daha kolay kontrol edilmesine olanak sağlar. Tenis gibi bir sporla uğraşan sporcuların basit karbonhidratlardan çok, kompleks karbonhidratları içeren gıdalar tüketmesi, performansları ve sağlıkları yönünden önerilmektedir.

Karbonhidratlar ile alakalı ana ayrım noktaları:

- Sporcu içeceklerinin içindeki karbonhidratlar enerji sağlar, ancak eğer zenginleştirilmemişlerse, vitamin ve mineral içermezler.
- Meyve, sebze ve tahıllardaki karbonhidratlar enerji verdiği gibi lif, vitamin, mineral ve fitokimyasal bileşikleri de ihtiva eder. Bu nedenle meyve, sebze ve tahıllardaki karbonhidratlar, en yararlı ve en çok tercih edilmesi önerilen karbonhidrat kaynaklarıdır.

Sporcularda karbonhidrat içerikli besin tüketiminin önemi

Egzersiz esnasında enerjinin ana kaynağı karbonhidratlardır. Vücudumuz bir egzersiz yaparken, ihtiyacı
olan karbonhidratı karaciğer ve kas dokularındaki glikojenden karşılar. Enerji, dayanıklılık ve yüksek efor gerektiren egzersizler için güç verir. Yiyecekler aracılığı ile alınan karbonhidratlar, karaciğer ve kaslarda glikojen olarak depolanır. Kaslarda 300-400 gram, karaciğerde 75-100 gram kadar glikojen deposu bulunmaktadır. Sporcular, bol karbonhidratlı beslenme ile glikojen depolarını yaklaşık 2-3 kat kadar artırabilirler.

Vücudumuz egzersiz sırasında yeterli miktarda karbonhidratı sağlayamazsa; (örneğin yapılan bir saatten uzun süreli yoğun ve tempolu bir egzersiz, sürekli tekrarlanan yoğun egzersizler gibi durumlarda) enerji için yağ ve proteini kullanır. Fakat bu durum, performansın giderek düşmesine neden olur. Tenisçilerin ve diğer Sporcuların glikojen depoları ne kadar fazlaysa, performansları da o kadar yüksek olur.

Sporcuların, azalan veya boşalan karbonhidrat depoları ile antrenmana devam etmeleri, sakatlık ve yaralanma riskini artırır. Bu sebeple sporcular ve tenis sporuyla ilgilenen bireyler, enerji seviyelerini kontrol etmek ve verimliliklerini artırmak için karbonhidratı en uygun şekilde kullanmalı, egzersiz öncesi karbonhidrat tüketerek, glikojen depolarını doldurmalıdır.

Diğer yandan sporcularda kilo kontrolü oldukça önemlidir. Sporcu için bu kadar önemli olan karbonhidratların aşırıya kaçacak biçimde tüketimi de performansın etkilenmesine neden olabilir. Fazla tüketilen karbonhidrat, karaciğer ve kaslarda depolanabilen miktarı da aşması durumda, o zaman karaciğer kendine ulaşan glikozu daha kalıcı bir enerji deposu olan vücut yağına dönüştürür. Çünkü karaciğer sadece yarım günlük glikojeni depo edebilecek kapasiteye sahipken; yağ hücreleri, yağı sınırsız olarak depolayabilir. Bu nedenle her 2-3 saatte bir, miktarlarına dikkat edilerek karbonhidrat tüketilirse, depo edilmeden yavaş yavaş harcanacak ve fazla birikmeden glikoza dönüştürülüp, enerji olarak vücudun kullanımına sunulacaktır.

Sporcularda karbonhidrat gereksinimi egzersizin türüne, şiddetine ve süresine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Spor yapmayan kişilere, enerjinin karbonhidrattan gelen oranının %50-55 civarında olması önerilirken; sporcularda bu değerler %60-65’e, çok yoğun antrenmanlarda ve dayanıklılık gerektiren sporcularında ise %70’e kadar çıkmaktadır. Sporcuların karbonhidrat gereksinimleri vücut ağırlığına göre de hesaplanmakta, egzersiz şiddeti ve süresine göre günlük 5-10 gram/kg karbonhidrat alımı önerilmektedir. Doğru oranların belirlenebilmesi için hem yüzde, hem de vücut ağırlığı başına önerilen miktarlar bir arada değerlendirilmelidir.

Karbonhidrat yükleme 

Maraton koşu, triatlon gibi dayanıklılık egzersizlerinden 1 hafta kadar önce sporcuların, karbonhidrat alımlarını artırmaları ile birlikte; antrenman şiddet ve sürelerini azaltmaları karbonhidrat yükleme olarak tanımlanmaktadır. Karbonhidrat yükleme işlemi ile kas glikojen depoları ortalama olarak %50-100 oranında artırılabilmektedir. Karbonhidrat yükleme işlemi, kısa süreli egzersizler için gerekli değildir, 1,5 saat veya daha fazla süren egzersizler için uygundur.


KARBONHİDRAT HESAPLAMASI
 Hafif tempoda çalışan sporcular
(Vücut ağırlık başına 2,5gram  kaliteli karbonhidrat)
60kg=  150gram (200gram)
70kg=  175gram (200gram)
80kg=  200gram
90kg=  225gram
100kg= 250gram

Ağır tempoda çalışan sporcular
(Vücut ağırlık başına 4gram kaliteli karbonhidrat)
60kg=  240gram (300gram)
70kg=  280gram (300gram)
80kg=  320gram
90kg=  360gram
100kg= 400gram

KALİTELİ  KARBONHİDRATLAR
1 büyük patates: 60gram K.hidrat / 7gram protein / 0gram Yağ
1 ortaboy Elma: 25gram K.hidrat / 0gram protein / 0gram Yağ
1 bardak portakal suyu(200ml): 22gram K.hidrat / 0gram protein / 0gram Yağ
90gram Brokoli: 6gram K.hidrat / 3gram protein / 0gram Yağ
100gram buğdaylı çavdar ekmeği: 61gram K.hidrat / 11gram protein / 2gram Yağ
100gram Yulaf Ezmesi: 63gram K.hidrat / 12gram protein / 7gram Yağ
100gram Pirinç pilavı: 70gram K.hidrat / 7gram protein / 1gram Yağ
100gram Bulgur pilavı: 64gram K.hidrat / 10gram protein / 0gram Yağ
100gram Müsli:  60gram K.hidrat / 10gram protein / 7gram Yağ
100gram Cornflakes: 79gram K.hidrat / 7gram protein / 1gram Yağ
100gram patlamış mısır: 67gram K.hidrat / 11gram protein / 5gram Yağ
100gram Domates: 3gram K.hidrat / 1gram protein / 0gram yağ
125gram Nohut: 27gram K.hidrat / 6gram protein / 1,5gram Yağ


Önemli bilgi: Glisemik indeks

Besinlerin kan şekerini yükseltme hızına glisemik indeks denir. Eşit miktarda karbonhidrat içerseler de yiyeceklerin kan şekerini artırıcı etkileri birbirinden farklıdır. Bunun nedeni yiyeceklerdeki karbonhidratların sindirim sisteminden farklı hızda geçmesi ve emilmesidir.

Glisemik indeksli diyet programlarında yiyecekler karbonhidrat içeriğine göre numaralandırılır. Numarası yüksek olanlar, mideyi hızlı terk eder. Gıdalardaki glikoz, fruktoz, sakkaroz bağırsaklarda parçalanır. Bu nedenle bağırsaklarda kana şeker akımı çok büyük miktarlarda, hızlı bir şekildi gerçekleşirken; açlık duygusu ile yeniden yemek yeme ihtiyacı hissedilir. Vücut kanda aşırı ve ani yükselen şekeri atabilmek için pankreastan aşırı miktarda insülin salgılar. Glisemik indeks, kan şekerini daha uzun süre düşük düzeyde tutan besin indeksi anlamına gelmektedir. Amaç uygun karbonhidrat kaynağını seçerek besinleri tüketmektir.

Glisemik indeksi sadece besinin türü değil, hazırlanışı, lif içeriği, protein-yağ içeriği, pişirme şekli de etkiler. Besinleri haşlamak yerine fırınlamak, kan şekerini yükseltmede daha az etkiye sahiptir. 

Besinler ne kadar az şeker ve ne kadar çok posa içeriyorsa, o kadar az glisemik indekse sahiptir. Bu sebeple portakal suyu içmek yerine portakalın kendisinin tüketilmesi posasından da faydalanmayı sağlar. 

Besinin protein ve yağ içermesi daha geç sindirilmesine sebep olur ve glisemik indeksi düşürür. Besinin posa içeriği arttıkça, sindirimi gecikir ve glisemik yanıtı da düşük olur. Kepekli ekmek, çavdar ekmeği, kepekli pirinç, kepekli spagetti gibi kepekli besinlerin glisemik indeksleri saflaştırılmış besinlere oranla daha düşüktür. Eğer besinin lifinden yararlanmak istiyorsanız, kabuklarını soymadan tüketmelisiniz.

Besinleri parçacıklar halinde, püre yaparak, sularını çıkararak tüketmek glisemik indeksi artırır. Meyvelerin suyunu içmek yerine bütün olarak tüketmek, patatesi püre yerine fırınlayarak bütün tüketmek, glisemik indeksi düşürür ve daha kolay kilo vermenize yardımcı olur. Bu sebeple besinleri mümkün olduğunca kendi suyuyla veya çok az su ile düdüklü tencere veya buharda pişirmeniz önerilir.



Glisemik indeksi yüksek olan besinler aynı zamanda erken yaşlanmaya da sebep olur. Daha fazla acıktırır, kan şekerini yükselttikleri için diyabet riskini artırır.

Düşük glisemik indekse sahip besinler (40 ve daha düşük):

Kuru baklagiller, rafine edilmemiş tahıllar, süt ve süt ürünleri, yeşil sebzeler, greyfurt, erik, elma, kayısı, şeftali, portakal, mantar, biber, soğan, brokoli, karnabahar, domates ve kuruyemişler.


Orta düzeyde glisemik indekse sahip besinler (40-60 arası):

Haşlanmış patates, havuç, mısır, bezelye, beyaz unlu yiyecekler, makarna, pirinç, erişte, patlamış mısır, bulgur, üzüm, kivi, mango, muz, incir ve dut.


Yüksek glisemik indekse sahip besinler (60 ve daha yüksek): 

Şeker, bal, pekmez, ananas, kavun, muz, patates, pişmiş havuç, tatlı kurabiye, kek ve beyaz ekmek.



Görüşmek üzere, 

     Halil Öztürk yazar tenissanati.com


60 günlük tamamen ücretsiz ekursa katılmak isterseniz aşağıdaki bölümlere adınızı ve epostanızı yazmanız yeterlidir.








Tenis Sanatı - Tenis Antrenman İpuçları: 6 Hayati Tenis Antrenman İpucu


Tenis antrenmanı ipuçları, tenisçilere profesyoneller gibi düzgün bir biçimde alıştırma yapmanın yolunu öğretir. Aşağıda yer alan tenis antrenman ipuçları, tenisin fiziksel, zihinsel ve duygusal yanlarını içermektedir.


Tenis antrenmanı, oyunun genellikle fiziksel yanına odaklanır. Ama yazmış olduğum bu tenis antrenman ipuçları daha çok oyunun zihinsel ve duygusal tarafı içindir.

İyi bir tenis atleti sadece fiziksel antrenman yapmaz aynı zamanda zihinsel oyun, beslenme, teknik vuruş geliştirme ve çok daha fazlası gibi maddi olmayan elemanlara da odaklanır.

İster bir turnuva oyuncusu isterse de tenis sporunu keyif için yapan bir oyuncu olun. Tenis, iyi oynadıkça daha zevkli hale gelir. Olabileceğiniz en iyi tenisçi haline gelmeniz için bir çok açıdan kendinizi geliştirmeniz gerekmektedir.


Tenis Sanatı – Tenis Antrenman İpuçları: Zihinsel Oyun

Her spor dalının bir fiziksel ve bir de zihinsel yanı bulunmaktadır. Tenis sporunda her iki bölüme de eşit önem vermek şarttır. İlk ve en önemli tenis eğitim ipucu kendinizi hem fiziksel yönden hem de oyuna olan psikolojik yaklaşımınız yönünden kendinizi geliştirmektir.



Tenis Sanatı - Tenis Antrenman İpuçları: Tenis Fitness


Her spor dalının bir fiziksel ve bir de zihinsel yanı bulunmaktadır. Tenis sporunda her iki bölüme de eşit önem vermek şarttır. İlk ve en önemli tenis eğitim ipucu kendinizi hem fiziksel yönden hem de oyuna olan psikolojik yaklaşımınız yönünden kendinizi geliştirmektir.

Tenis Sanatı - Tenis Antrenman İpuçları: Tenis Fitness

Tenis’in fiziksel yanı, tekniksel beceriniz ve zindeliğiniz ile yakından alakalıdır.

Doğru tenis teknikleri ve çeşitli tenis vuruşlarını yapabilmeyi öğrenmek ve uygulamak, bir tenisçi için olmazsa olmaz temel yapı taşlarıdır.

Tenis vuruşlarını geliştirmenin en iyi yolu tenis kortunda yada uygun bir duvarda alıştırma yapmaktır. Örneğin, eski bir numaralardan Monica Seles bir vuruşta ustalaşmak için, mesela dip çizgiye backhand vuruşunu, bir hafta boyunca çalışırdı ta ki bu vuruşta ustalaşana kadar da diğer vuruşa geçmezdi. Her vuruş farklı olmasına rağmen, vuruşların bazı ortak yönleri de vardır:

          (1)   Topu izle;
          (2)   Erken hazırlık;
          (3)   Topa önde uygun mesafeden vuruş;
          (4)   Vuruşu tamamlama bitirme hareketi; ve
          (5)   Tüm bu hareketleri yaparken dengeyi korumak.



Tenis Sanatı - Tenis Antrenman İpuçları: Tenis Tekniği ve Vuruşları

Doğru vuruşu yapabilmenin ilk şartı dengedir ve dengeyi sağlamanın özellikle en önemli yolu doğru ayak hareketlerini hızlı şekilde yapabilmektir.

Tenis ayak hareketlerini geliştirmek, uygun ayak hareketi  alıştırmaları ile mümkündür. En iyi ayak hareketleri alıştırmaları şunları içermelidir: (1) lateral hareket; (2) öne ve geriye hareket; ve (3) hazırlık pozisyonuna çabucak dönme kabiliyetini kazanma.

İyi bir tenisçi olmak için teknik gelişme en temel ögedir. Ancak, hiçbir kimse bir spor yada fiziksel faaliyete eğer fiziksel olarak uygun değilse başlamamalıdır.

Aslında, herkesin bir egzersiz programı veya tenis gibi yeni bir fiziksel aktiviteye başlamadan önce bir doktora danışmasını öneririm. Bir doktor, kişinin genel kapasitesini değerlendirerek, tenis gibi bir spora fiilen katılımın öncesinde kişiye uygun egzersiz programı uygulayacaktır. Tenis sporu kuvvet, dayanıklılık ve hız gibi çeşitli unsurları bir arada yapmayı gerektirir.


Tenis Sanatı - Tenis Antrenman İpucu 1: Tenis Fitness Kuvvet Çalışması

Tenis kuvvet çalışması kas gücünü artırmanın yanı sıra esneklik ve doğru gerdirme hareketlerini içermesi gerekmektedir. Tenis, diğer spor dallarına oranla bazı kas gruplarından daha fazla yararlanan bir spor dalıdır.

Bu kas gruplarının uygun biçimde çalıştırılmasının yanı sıra aynı zamanda da sakatlıkları önlemek için elastikiyetlerinin korunması zorunludur.

Bu kas grupları şöyle sıralanabilir: Bilek, ön kol, dirsek, omuz, karın, kalça, bacak ve baldır kasları. Fakat, sadece bahsi geçen kas gruplarına odaklanmak, vücut yapısında bozulmaya ve dengesizliğe neden olacağından diğer kas gruplarını da çalıştırmaya özen gösterilmelidir.

Tenis Sanatı - Tenis Antrenman İpucu 2: Dayanıklılık Çalışması


Özellikle konu eşit rakipler olduğunda, dayanıklılık, rakibi mağlup edebilmek için önemli rol oynar.

Uzun mesafe koşu veya yüzme, aerobic dayanıklılığımızı artırmanın en iyi iki yoludur.


Tenis Sanatı - Tenis Antrenman İpucu 3: Çeviklik Çalışması

Her topa koşmak ve bir sonraki vuruş için hazır pozisyonu alabilmek için hız ve çeviklik önemli elemanlardır. Hız; bir oyuncunun bir noktadan diğerine ne kadar çabuk hareket ettiği olarak açıklanabilir. Çeviklik ise; bir yönden diğerine doğru yönelmemiz sırasında yada hızımızda meydana gelen ani değişikliktir.

Hız, sprint koşularla, çeviklik ise, yan koşular ve ayak hareketleriyle en iyi biçimde geliştirilebilir. Ek olarak, hız ve çeviklik alıştırmaları aynı zamanda dayanıklılığı arttırmak için setler halinde yapılmalıdır.


Tenis Sanatı - Tenis Antrenman İpucu 4: Doğru Diyet

Diyet, kişinin metabolizması ve fiziksel yapısına uygun bir biçimde ayarlanmalıdır.

Tenis için en düzgün diyet, yüksek miktarda protein ve karbonhidrat içeren besinleri tüketmeye dayalı olmalıdır. Her ikisi de kuvvet ve dayanıklılığı sağlayacak temel maddelerdir.

Uzun maçlar sırasında ve antrenmanlar sırasında elektrolit dengesini sağlamak için bol miktarda su, evde kendiniz hazırlayabileceğiniz enerji barları, meyve (muz gibi) doğal meyve suları gibi besinler tüketilmesi önerilir.


Tenis Sanatı - Tenis Antrenman İpucu 5: Zihinsel Tenis

Bu konu tenis eğitiminde üzerinde en az durulan hususlardan biridir. Genellikle, eğitmenler bu konuyu alıştırmalar sırasında gelişeceğini düşünmektedir.
Ancak, bir spor salonunda fiziksel egzersiz sırasında zihinsel sağlamlık direkt olarak gelişmez. Ama yaptığınız alıştırmalar sırasında kullanabileceğiniz uygun zihinsel egzersizler bulmak mümkündür.

Bunu yapmanın en iyi yolu kendinizi gerçek bir maçta olduğunuzu hayal etmekle mümkündür. Odaklanmayı, o anda kalmayı, dikkat dağıtıcıları bloke etmeyi ve yapmanız gerekeni düşünmeyi geliştirecek alıştırmalar yapmalısınız.


Tenis Sanatı - Tenis Antrenman İpucu 6: Strateji ve Taktikler

Son ipucumuz yine zihinsel tenis ile yakından ilgili olan strateji ve taktiklerden oluşmaktadır. Oyununuzu belli bir düzeyde geliştirdiyseniz, hangi yönlerinizin güçlü hangi yönlerinizin zayıf olduğunu biliyorsunuz demektir. Bir maçtan önce, rakibinizi tanımalı ve oyun stilini öğrenmeniz gerekir.

Bu noktada geliştireceğiniz taktikler kendi güçlü yönlerinizi ortaya çıkarıp, rakibinizin zayıf yönlerine hücum etmek ve güçlü yönlerini ortaya çıkarmasını engellemeye yönelik olmalıdır.


Bahsetmiş olduğum bu ipuçları çok çalışmayı gerektirmesine karşın tenis sporunda gelişmek için kanıtlanmış olmazsa olmaz konulardır. Her konuda olduğu gibi tenis sporunda da gayretimiz derecesinde iyi olabiliriz.


Görüşmek dileğiyle,


     Halil Öztürk yazar tenissanati.com


60 günlük tamamen ücretsiz ekursa katılmak isterseniz aşağıdaki bölümlere adınızı ve epostanızı yazmanız yeterlidir.








Tenis Sanatı - Tenis Maçı Kazanmanıza Yardımcı 8 Öneri


Bazı günler çok iyi bazı günlerse kötü oynadığınız oluyor mu? Hatta oyun içinde birden oyununuzun kötüleştiği?


 Roger Federer Tenis Topu Topluyor


Konuyla ilgili başımdan geçen bir olaydan bahsetmek istiyorum. Fiziksel olarak çok zinde hissettiğim bir günde tenis maçı yapmaya başladım. Hemen 3-0 öne geçtim sonra ne oldu bilmiyorum birden vuruşlarım dışarıya çıkmaya başladı. Ve durum aniden oyunlarda 3-4 geldi. Hiçbir vuruşum düzgün gitmiyordu. 

Telaş ve heyecan içinde oradan oraya koşturup mücadele ediyordum ancak hiçbir şey o gün maçı kaybetmeme engel olamadı. Ve eve gelir gelmez hemen bunun nedenini araştırmaya başladım. Bu tip sorunlarla sıkça karşılaşan insanlar olduğunu gördüm. 

Daha sonraları birçok düzgün tenis tekniklerine sahip, kondisyonu müthiş oyuncuların da aynı şekilde tenis maçı kaybettiklerine birçok kez şahit oldum. Nasıl kaybettiklerine bir türlü inanamıyor ve bu durum karşısında ne yapacaklarını da bilmiyorlardı. 

Konuyla ilgili zaman içinde edindiğim deneyimlerim ve araştırmalarım sonucunda elde ettiğim işe yarar bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.



Tenis Sanatı - Tenis Maçı Sırasında Kazandıran 8 Öneri

  •    Olabildiğince basit tenis vuruşları yapmaya çaba gösterin. Böylece, kendinize olan güveniniz giderek artar.
  •     Rakibinizi sayıyı alması için zorlayın. Kolay sayılar vermeyin. Mücadele edin.
  •    Yumuşak ama köşelere toplar atın. Kötü gittiğiniz bir günde baseline (dip çizgi) ’dan winner yapmaya çalışmak ve başarısız olmak moralinizi iyice bozar ve oyundan kopmanıza sebep olur.
  •     Daha az hata yapmaya odaklanın.
  •   Kazanmaya değil, daha az kaybetmeye çalışın.
  •   A, B, C hatta D planlarınız olsun. Bunu yapmanız hayatta da çok işinize yarar.
  •     Nefes kontrolünü öğrenin. İlgili Yazı: Nefesin Gücü 
  •      Tenis maçı yapmanızın sebebi nedir? Eminim sadece kazanmak değildir. Eğlenceli saatler geçirmek için tenis kortunda olduğunuzu kendinize sıkça hatırlatın.

Görüşmek dileğiyle,

  











Halil Öztürk yazar tenissanati.com

www.tenissanati.com

60 günlük tamamen ücretsiz ekursa katılmak isterseniz aşağıdaki bölümlere adınızı ve epostanızı yazmanız yeterlidir.





Real Time Web Analytics